Ahmet Muhip Dıranas Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Hayatı

Ahmet Muhip Dıranas, 1909 yılında Sinop’ta doğdu. Ankara Erkek Lisesi’nde öğrenim görürken Ahmet Hamdi Tanpınar ve Faruk Nafiz Çamlıbel’den dersler aldı. Liseyi bitirdikten sonra Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yazmaya başladı. Ankara Hukuk Fakültesi’ne girdi. Buradaki eğimini yarıda bırakarak İstanbul’a geldi ve felsefe öğrenimi gördü. Resim ve Heykel Müzesi’nde, Halkevleri’nde, Çocuk Esirgeme Kurumu’nda çeşitli görevlerde bulundu. Anadolu Ajansı, Devlet Tiyatrosu ve İş Bankası’nda üst düzey görevlere getirildi. 21 Haziran 1980’de Ankara’da vefat etti ve Sinop’a defnedildi.

Edebi Kişiliği

  • Cumhuriyet Dönemi’nde saf şiir anlayışını sürdüren şairler arasındadır.
  • Ahmet Hamdi ve Faruk Nafiz’in öğrencisi olması dolayısıyla lise yıllarında şiirle tanıştı. İlk şiiri “Bir Kadın’a”yı “Muhip Atalay” imzasıyla yayımladı.
  • Baudelaire’inin etkisinde kalan Ahmet Muhip Dıranas, Fransız sembolizmiyle Türk şiir geleneğini başarıyla kaynaştırdı.
  • Hece ölçüsüyle biçimsel mükemmelliğe önem verdiğini gösteren şiirler yazdı.
  • “Fahriye Abla”, “Olvido”, “Serenad” isimli şiirleriyle tanınıp sevilmiştir.
  • Şiirlerinde Anadolu ağızlarına da yer verdi.
  • Şiirlerinde konu olarak iç sıkıntısı, yalnızlık, sevgi, Anadolu, memleket manzaraları, tabiat ve tarih sevgisini işlemiştir.
  • Sone ve Terzarima’yı başarıyla kullanmıştır.
  • Şiirlerinde “iyimserlik ve hayranlık” duyguları egemendir.
  • Orhan Veli ve arkadaşlarının çıkışından sonra unutulmaya başlanan hece şairleri arasında geçerliliğini yitirmeyen, bir süre sonra da yeniden yüceltilen tek şairdir.
  • Şiir dışında tiyatro, çeviri, düzyazı gibi alanlarda da çalışmalar yaptı.



Eserleri

Şiir
Şiirler

Oyun
Gölgeler
O Böyle İstemezdi
Çıkmaz
Büyük Olsun
Atlıkarınca

SERENAD

Yeşil pencerenden bir gül at bana,
Işıklarla dolsun kalbimin içi.
Geldim işte mevsim gibi kapına
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.

Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak
Ben aşkımla bahar getirdim sana;
Tozlu yollarından geçtiğim uzak
İklimden şarkılar getirdim sana.

Şeffaf damlalarla titreyen, ağır
Koncanın altında bükülmüş her sak.
Seninçin dallardan süzülen ıtır,
Seninçin karanfil, yasemin zambak...

Bir kuş sesi gelir dudaklarından;
Gözlerin, gönlümde açan nergisler.
Düşen öpüşlerdir dudaklarından
Mor akasyalarda ürperen seher.

Pencerenden bir gül attığın zaman
Işıkla dolacak kalbimin içi.
Geçiyorum mevsim gibi kapından
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.