Ahmed Arif Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği

ahmed arifHayatı

Ahmed Arif, 23 Nisan 1927 tarihinde Diyarbakır’da doğmuştur. Asıl adı Ahmet Hamdi Önal’dır. Annesinin adı Sayre, babasının adı Kerküklü Arif Hikmet’tir. Öğrenim hayatına Diyarbakır’da başlamış, ortaokulu Urfa’da, liseyi ise Afyon’da tamamlamıştır. Daha sonra Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde Felsefe öğrenimi görmüştür. Öğrenci iken örgüt kurmakla suçlanmış, Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesinden iki yıl hüküm giymiştir. Cezaevi günleri sona erince Ankara’daki gazeteler ve dergilerde teknik işlerle uğraşarak yaşamını kazanmıştır. Ahmed Arif, 2 Haziran 1991 tarihinde Ankara’da hayatını kaybetmiştir.

Bkz: Toplumcu Şiir



Edebi Kişiliği

  • İlk şiiri “Millet” dergisinde yayımlanmıştır.
  • Orhan Veli’nin etkisinin sürdüğü bir dönemde şiire başlamış, Nâzım Hikmet’in açtığı yolda yürümüş, ondan aldığı şiirselliği bir Anadolu duyarlılığı ve özlemiyle genişletmiştir.
  • Şiiri çoğunlukla türkülere dayalı görünse de halk kaynaklarının olanaklarını türkülerin ötesinde aramıştır.
  • Söze dayalı bir ritimle ezgili, tutkulu ve çağdaş şiirler yazmıştır.
  • Toplumcu şiirdeki didaktizm (öğreticilik) tehlikesini lirik anlatımın içinde eriterek anlatmayı başarmıştır.
  • İmgelerde yaptığı sıçramayla genç şairlere örnek olmuştur.
  • Toplumcu gerçekçi şiirin ustalarından, Türkçeyi en iyi kullanan şairlerimizdendir.
  • Yaşadığı coğrafya olan Doğu Anadolu insanının duyarlılığını, ezilmişliğini lirik ve epik bir anlatımla dile getirmiştir.
  • Şiirlerinde ezilen insanların sesi olmuş, ezilenlerin kardeşliğini vurgulamıştır.
  • “Otuz Üç Kurşun, Adiloş Bebe, Hasretinden Prangalar Eskittim” şiirleri ünlüdür. Şairin birçok şiiri bestelenmiştir.
  • 1968’de tek şiir kitabı olan “Hasretinden Prangalar Eskittim”i yayımlamıştır. Yirmi senelik bir çalışmanın ürünü olan bu eser, yayımladığı dönemde sçok büyük bir yankı uyandırmıştır.

Hasretinden Prangalar Eskittim  

Seni, anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.

Ard-arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya…
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana…

Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamlardan,
Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni…
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini…



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.