Zarf Çeşitleri

Durum Zarfları

» Fiilleri durum bakımından tamamlayan, fiillere sorulan “nasıl” sorusuna yanıt veren zarflara durum zarfı denir.
»Eylemin nasıl yapıldığını ve ne durumda olduğunu; kimi zaman da zarfların durumunu gösterir.

“Eve bu akşam kederli döndüm.”
cümlesinde “dönmek” fiiline sorulan “nasıl” sorusuna cevap veren “kederli” sözcüğü durum zarfıdır.

“Hata yaptığı konuları tek tek düzeltti.”
cümlesinde “tek tek” ikilemesi durum zarfıdır.

“Annesine olayları bir bir anlattı.”

» Niteleme sıfatlarının çoğu niteleme durum zarfı olarak kullanılabilir.

Eğri oturalım, doğru konuşalım.
Düşüncelerini ne güzel dile getirebiliyorsun!
Çocukça hareket ediyorsun.
Böyle gelmiş, böyle gider.
Söyleyeceksen böyle söyle.

» “-ce” eşitlik eki ve “le” vasıta hâl eki almış kelimeler durum zarfı olarak kullanılabilir:

“kardeşçe, gizlice, sessizce, hafifçe, yavaşça, hızlıca…”
“hızla, kahkahayla…”
Küçük kız güzelce giyindi. (durum zarfı)
Annesini sevinçle karşıladı. (durum zarfı)

» Bağ-fiiller (zarf-fiil), deyimler, yansımalar, ikilemeler de durum zarfı olarak kullanılırlar:

“gülerek, ağlayarak, oturmadan, gelip…”
“gözü arkada kalarak, canından bezmişçesine…”
“şakır şakır, tık tık, küt küt, şırıl şırıl…”
“dik dik, boylu boyunca, tatlı tatlı…”

Adam çekine çekine içeri girdi. (durum zarfı)
Kâğıtları paket paket gönderdi. (durum zarfı)
Yiğitseniz teker teker gelin. (durum zarfı)

» Kimi zaman isimler de niteleme zarfı olarak kullanılabilir:
Gül kokuyordu teni.
O, bu dünyada delikanlı yaşadı.

»Kimi durumlarda zarflar cümleye kesinlik, yineleme, olasılık anlamları katar. Bunlar fiile sorulan “nasıl” sorusuna tam olarak cevap vermez.
Kesinlik zarfları
Elbet
 bir gün buluşacağız.
Seni asla unutmayacağım.
Hayvanları ve bitkileri hiç incitmem.
İyiliklerinizin karşılığını mutlaka göreceksiniz.

Yineleme zarfları
Tekrar notlarına baktı.
Konuyu bir daha anlatayım.
Bu akşam yine arayacağım.

Olasılık Zarfları
Bizi belki ararlar.
Sanıyorum aramaz.

Yaklaşıklık Zarfları
“aşağı yukarı, şöyle böyle, hemen hemen”

İşim hemen hemen bitti. (yaklaşıklık)

Üleştirme Zarfları
Uçaklar ikişer ikişer geçiyordu üstümüzden
Askerler teker teker nöbet yerlerine dağıldılar.

Sınırlama Zarfları
Dün ancak iki saat çalışabildim.
Bu kötü alışkanlıklardan artık uzak durmalısın

 

Zaman Zarfları

»  Fiillerin yapılma zamanlarını bildiren, fiillere sorulan “ne zaman” ve “ne kadar süre”  sorularına cevap veren zarflara zaman zarfı denir.

Başlıca durum zarfları şunlardır:
“dün, bugün, yarın, şimdi, gece, gündüz, güpegündüz, gündüz gözüne, cuma günü, haftaya, önceki gün, akşam, sabah, akşamleyin, sabahleyin, az önce, geç, iki gün, iki saat, on dakika, iki günde, iki saatte, uzun süre, uzun zaman, biz gelmeden, demin, henüz, hâlâ, daha, gene, yine, artık, sonra, evvelâ, daima, hep, henüz, hemen, geceleri, sabahları, önceden, ayda bir, buraya gelmeden, anlatırken, yaşarken …”

“Dayımlar bugün köye dönüyorlar.”
cümlesinde “dönmek” fiiline “ne zaman” sorusunu sorduğumuzda “bugün” cevabını alırız. Bu nedenle “bugün” sözcüğü zaman zarfıdır.

“Okullar eylülde açılacak.”          Ne zaman açılacak? Eylülde

Az önce gitmişti.
Sonra uğrarsınız.
Henüz işimiz bitmedi.
Artık buralara gelmeyeceğim.
Yarın geleceklermiş.
Okulu gelecek sene bitireceğim.
Kâmil dün akşam telefon etti.
Ayda bir uğrar buralara.
Toplantı iki saat sürdü.
İnsanların vefasızlığını geç anladım.

» Zaman zarfı her zaman eylemin gerçekleşme zamanını belirtmez. Kimi durumlarda isim olarak yüklemi zaman bakımından belirtir.

“Bugün çok hastaydı.”
cümlesinde “hastaydı” sözcüğü isim soylu bir yüklemdir. “bugün” sözcüğü yüklemi zaman yönünden belirttiği için zaman zarfıdır.

 

Miktar Zarfları

Fiillerin, fiilimsilerin, sıfatların ya da başka zarfların anlamlarını ölçü yönünden tamamlayan, artıran, azaltan zarflardır.
“en, daha, pek, çok, az, biraz, kadar, denli, gibi, fazla…”

  • Fiile veya sıfata sorulan “ne kadar?” sorusunun cevabıdır.
  • Kendilerinden önceki ya da sonraki kelimeyle birlikte söze eşitlik, üstünlük, en üstünlük, aşırılık, karşılaştırma anlamları katar.

Benim kadar çalışırsan başarılı olursun. (eşitlik)
O da babası gibi yürüyor. (eşitlik, benzerlik)
Cennet kadar güzeldi vatanımız. (eşitlik, benzerlik)
Bu kadar çok çalışmak niye. (eşitlik)
Beş dakika kadar dinlenelim. (eşitlik, yaklaşıklık)
Yemeği biraz fazlaca yemişim. (biraz: eşitlik; fazlaca: aşırılık)
Ayakkabısı azıcık dar geliyormuş. (eşitlik, aza yakın)
Düne göre azıcık iyileşmiş. (eşitlik, aza yakın)

  • “en” kelimesi aşırılık, en üstünlük anlamı verir:

En yakın arkadaşı benim. (en üstünlük; sıfattan önce)
En çok çalışan canlı karıncadır. (en üstünlük, zarftan önce)

  • “daha” kelimesi karşılaştırma, üstünlük anlamları katar.

O senden daha çabuk bitirdi. (üstünlük; zarftan önce)
Daha güzel bir araba aldı. (üstünlük; sıfattan önce)

Not: “daha” kelimesi zaman ve “başka” anlamı da katabilir. “bir” kelimesiyle birlikte yineleme zarfı olur:
Songül daha telefon etmedi. (zaman zarfı, henüz anlamında)
Buralara bir daha gelebilir miyiz? Yineleme zarfı
Hepsini aldınız, daha ne istiyorsunuz? (“başka” anlamında)

  • “çokça, çok, pek çok, çok az, gayet, fazla, fazlaca, epey” kelimeleri aşırılık anlamı katar.

Bugünlerde çok az uyuyor.
Gayet çalışkan bir insandı.
Dergiyi çıkarmak için epey çalıştık.
Adem pek akıllı bir çocuktur.
Fazla okuyor, gözleri bozulacak.

  • “eksik, seyrek, sık” kelimeleri işin ne kadar sıklıkla yapıldığını belirtir:

Bugünlerde sık görüşüyoruz.
Parayı iki milyon eksik vermiş.
Eskisi gibi değil; seyrek uğruyor.

  • “aşağı yukarı, şöyle böyle” ikilemeleri “yaklaşık” anlamı katar.

Bursa’da aşağı yukarı bir ay kaldık.
Ankara’ya geleli şöyle böyle 9 yıl oldu.

Soru Zarfları

Eylemin anlamını soru yoluyla belirten zarflardır, daha doğrusu diğer zarfları ve cümledeki zarf tümlecini bulmaya yarayan soru kelimeleridir.

  • Diğer zarf çeşitlerinin çoğunun soru şekli vardır.

“ne zaman, ne kadar, nasıl, niçin, ne diye, ne, ne biçim, nice, ne denli”

  • Soru cümlesi yapar:

Akşam eve kaçta gelirsin?
nasıl konuşuyor öyle?
Siz ne biçim konuşuyorsunuz?
Daha ne kadar bekleyeceğiz?
Niçin bunları bana veriyorsun?
Bu saate ne gezip duruyorsunuz?
İşleri ne zaman bitireceksiniz?
İçinde soru zarfı bulunan bütün cümleler soru cümlesi değildir:
Eve kaçta geleceğimi şimdiden söyleyemem.
Ne iyi insanlar bunlar…
Ne güzel söyledi. 

Yer – Yön Zarfları

»Fiillerin yerini ve yönünü bildiren zarflardır. Fiile sorulan “nereye” sorusunun cevabını veren zarflara yer yön zarfı denir.

  • Genellikle “-eri” ekiyle yapılmıştır.

“ileri, geri, beri, doğru, içeri, dışarı, aşağı, yukarı.”

DİKKAT! Bu zarflar eksiz kullanılır. Yönelme, bulunma, ayrılma hâl ekleri getirilirse dolaylı tümleç olur. Hâliyle isim olarak kullanılmış olur. Aynı kelimeler sıfat olarak da kullanılabilir.

Ahmet içeriye girdi. (isim; dolaylı tümleç)
İlerisi çok güzel. (isim; özne)
İleri ülkeler daha demokratiktir. (sıfat)
Doğru söz, aşağı yol, yukarı kat, geri hatlar… (sıfat)
Arkadaşlar, içeri girer misiniz?
Sesi duyar duymaz aşağı indim.
Dışarı çıkmak için uğraşıyordu.
Arabayı biraz daha ileri park et.
Beri gel, barışalım.
Bu yoldan geri dönülmez.
Düşmana doğru ilerlediler.
 

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.