Türkçe Paragraf Test – 2

BU TESTİ ONLİNE OLARAK ÇÖZEREK PUANINIZI GÖREBİLİRSİNİZ.

1) (I) Toplum üzerinde eğitici, geliştirici, uyarıcı etkisi olan sinema sanatı, bizde yozlaşmayı
besleyen bir olay olmaktan öteye gidememiştir. (II) Gerçek sinema ürünleri ise tek başlarına var olma savaşı vermek durumunda bırakılmıştır. (III) Özellikle son yıllarda, dış pazarlarda başarı kazanan sinemamızın sorunları, “Sinema Yasası” ile ele alınmıştır. (IV) Devletin bu tutumuyla sinemamız, ulusal kültürü yayma görevini başarıyla yürütecektir. (V) Türk sinemasının bazı yapıtları, topluma karşı görevlerini yerine getirmemektir. (VI) Niteliksiz sinema ürünleri sadece para kazanmak amacıyla piyasaya sürülmektedir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde olumsuz bir eleştiri söz konusu değildir?
A) I. ve II.
B) II. ve III.
C) III. ve IV.
D) IV. ve VI.
E) I. ve V.

2) Her yazarın kendine has bir anlatımı vardır. Dünyada ne kadar yazar varsa, o kadar da üslup vardır. Üslup göreceli bir kavramdır. İyi bir yazar, özgün üslubu sayesinde çok alışılmış, eskimiş bir konuyu bile çekici bir ifadeyle anlatabilir. Öyle denebilir ki yapıta asıl kişiliğini veren yazarın üslubudur.
Bu parçada asıl vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Her yazar, her konuyu başarılı bir şekilde anlatamaz.
B) Her başarılı yazar, ele aldığı konularla diğerinden ayrılır.
C) İyi bir yapıt, anlatım özellikleriyle hemen dikkatini çeker.
D) Her yazar eserine kendine özgü bir anlam ve muhteva yükler.
E) Yapıtın başarısı konusunda değil, yazarın anlatım tekniğindedir.

3) Yazarlar ve şairler günün birinde aramızdan ayrılırlar. Ama arkalarında bıraktıkları yapıtlar, onları bizden alıp götürmez. Bizim belleğimizde, beğenimizde, değer yargılarımızda onları yaşatırlar. Bize ölümlerinden sonra da unutmama fırsatını verirler. Yüzyıllar öncesinden, yüzyıllar sonrasına koruyuculuklarını, öğreticiliklerini, yol göstericiliklerini ve etkinliklerini sürdürürler.
Bu parçada yazar ve sairlerle ilgili olarak aşağıda verilen hangi özelliğe ulaşılabilir?
A) Özgün olduklarına
B) Nitelikli eser verdiklerine
C) Eskimediklerine
D) Çağdaşlıklarına
E) Kararlılıklarına

4) (I) Günümüzde edebiyatın tek işlevinin insanlara sanatsal ürünler sunmak olduğuna inanılıyor. (II) Bundan dolayı edebi yapıtlarda eğiticilik değil, sanatsal öğeler öne çıkıyor. (III) Bir zamanlar, gerçeklerin hiç değiştirilmeksizin verilmesinin okuyucuyu bilinçlendireceği sanılırdı. (IV) Gerçekleri öğretmek edebi yapıt için yeterli bir özellik sayılırdı. (V) Hatta Zola gibiler edebiyatın haksızlıkları düzeltecek olanlara gerekli bilgileri sağlayacak bir laboratuvar olduğuna inanmıştı. (VI) Bu düşünce zamanla aşıldı.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
A) II.
B) III.
C) IV.
D) V.
E) VI.

5) Dünyadaki varlıkların insana yardımcı olma amacından başka bir şeyleri yoktur. Ağaçlar en güzel meyveleri insanlar yesin diye verir. Hayvanların kimi etimizi yesinler, kimi derimizi, yünümüzü giysinler diye yaşar. Yani her şey, insanlara yaralı olmak içindir. Bu bağlamda ……. Bu işi en kestirme yoldan ve en yararlı biçimde yapan, gerçek olarak, en büyük sanatçıdır.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
A) sanat güzellik ve faydacılık arasında bir yerdedir.
B) ancak halk ile iç içe yaşayan sanatçılar nitelikli eser verebilir.
C) gerçek sanatçıların estetik yönü yansıtmak gibi bir sorumluluğu bulunmaktadır.
D) sanat eserinin kalıcı olabilmesi için doğayı anlatması gerekir.
E) sanat, var olabilmek için insanlara yararlı olmak zorundadır.

6) (I) Bugün Türkiye’deki birçok göl gibi Bafa Gölü de kuruma tehlikesiyle karşı karşıyadır. (II) Bunun en önemli nedeni yürütülen yanlış sulama politikalarıdır. (III) Oysa gölün çevresindeki Söke Ovası, iki bin yıl önce denizmiş. Körfez, Büyük Menderes ırmağının alüvyonlarıyla dolunca ova hâline gelmiş. (IV) Kefal, levrek ve yılan balığının bol miktarda bulunduğu gölde, suyun tuzlanması sonucu artık sazanın nesli tükenmiştir. (V) Neyse ki balıkçıl, pelikan, karabalık ve ördek gibi göçmen kuşlar hâlâ gölü terk etmemiş.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde Bafa Gölü’yle ilgili olumlu bir özelliğe değinilmiştir?
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.

7) Derinden yankılanan ötüşüyle kocaman bir kuş, kanatlarıyla gökyüzünü arşınlıyordu. Tüylerinin renklerinde yansıyan akşam güneşinin ayrışımlarıyla renkleniyordu gökyüzü. Sürekli değişen motiflerden dokunmuş bir koca kilimdi kanatları. Her dönüşünde biraz daha alçalıyordu. Ve birden gerdiği kanatlarıyla gökyüzünü iz iz yarıp uzaklaştı.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangilerine başvurulmamıştır?
A) Olayları oluş sırasına göre verme
B) Görsel ve işitsel öğelerden yararlanma
C) Nitelendirmelere başvurma
D) Örnekten hareketle asil düşünceye ulaşma
E) Benzetmelerden yararlanma

8) Ödün vermemiş olması, bağlandığı, doğruluğuna inandığı sanat anlayışından kopmaması, güçlülük diye nitelenebilir. Oysa, güçlülükle bir ilgisi yok. Böyle bir sorunu olmadı, başka türlü yazarsam özlediklerimi elde edebilirim diye düşünmedi hiçbir zaman. Başka türlü yazamazdı çünkü. Hiçbir sahteliği, takınılmış tavrı yoktu; hep yeniyi aramış bir kuramın etkisinde kalmamış onun uygulamasını yapmıyor; etiyle, kanıyla yazıyordu.
Bu parçadaki altı çizili sözlerle anlatılmak istenenler arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Çıkarcılık
C) Samimilik
B) Özgünlük
D) Doğallık
E) Prensiplilik

9) Birçok sanatta olduğu gibi mimari de sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimle oluşan ve
belirli düzeylere varan sosyal bir olaydır. Bu bakımdan mimarinin yapıldığı yerin, sanatçının bağlı bulunduğu toplumun eser üzerinde etkisini sürdürmesi doğaldır. Ancak öteden beri bilinen ve genellikle herkes tarafından kabul edilen bu gerçek, bütün gücüne rağmen günümüzde bazen kapılarını istisnalara açmaktadır. Bunun en önemli nedeni gelişen teknolojiyle birlikte olanaklarının artması sonucu dünyanın küçülmüş olmasıdır.
Bu parçadan hareketle mimariyle ilgili aşağıdakilerden hangisine varılamaz?
A) Mimarinin diğer sanat türleriyle ortak özellikleri olduğuna
B) Toplum ve çevre etkisini herkesin doğruladığına
C) Teknolojik gelişmeler sonucu bütün sanatçıların evrensel konuları işlediğine
D) Toplumun, çevrenin mimariyi ve mimarı etkileyeceğine
E) Gelişen teknolojinin mimarlık sanatını da etkilediğine

10) (I) Diller arasındaki etkileşimi biz de kabul ediyoruz. (II) Bir ulusun özgüveni ile dil arasında doğrudan bir bağ vardır. (III) Bütün dillerde alıntı kelimeler olduğu gibi bizim dilimizde de olacaktır. (IV) Ancak bu gerçeklik, dilimizin kapılarını yabancı etkilere sonuna kadar açmak ve yabancılaşmaya karşı tedbir almamak anlamına gelmez. (V) Etkilenmenin bugün olduğu gibi çok ileri derecelere varması; dilimizin kendi kaynaklarından gelişmesi imkânını ortadan kaldırabileceği gibi milletimizin kendine güvenini de sarsabilir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.

11) Halkın beğenisi, toprağa benzer. Toprak eğer tohum istemiyorsa ona tohum saçmanız boşunadır. Tabi, toprağın istemesi de yetmez buna, bakalım saçtığınız tohum ne derece istekli veya istekli mi? Bu da demek oluyor ki toprak isteyecek ve tohum da sağlam olacak. Ayrıca toprak ile tohumun koşul ve nitelikleri denk düşecek ki sonuç olumlu
olsun. Bu nedenle tohum-toprak ilişkisinden başka bir şey değildir ozan ile halkın ilişkisi.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Betimleyici ögelere yer verilmiştir.
B) Benzetmeden yararlanılmıştır.
C) Şart nitelikli cümleler kullanılmıştır.
D) Kişileştirmeye başvurulmuştur.
E) Devrik cümleye yer verilmiştir.

12) Aşağıdakilerin hangisi paragrafın giriş cümlesi olamaz?
A) Şair; toplumun orta kişisinden, daima daha küçük, daha zayıftır.
B) Şair; korkuları devasa, antenleri inanılmaz duyarlı bir hüznün temsilcisidir.
C) Şairlerin duyuştaki incelikleri onları topluma karşı daha sorumlu, zorluklara karşı daha dirençli kılar.
D) Şair, hayatın kaba kuralları karşısında da savunmasızdır.
E) Şair, dünyada varoluşunun ağırlığını başkalarından çok daha şiddetle duymaktadır.

13) İlk olarak yazar, biyografisini yazacağı kişilerin hayatı üzerinde çok geniş kapsamlı ve çok derin bir inceleme yapmaktadır. O kişiler ile ilgili her çeşit belgeyi toplamakta, kitaplarını, makalelerini, mektuplarını, hatıralarını, hakkında yazılmış her çeşit yazıyı, hatta fotoğraflarını ve el yazılarını büyük bir sabır ve dikkatle incelemektedir. …….
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
A) Bir insanı iyi ve kötü yanları, kusurları, zaaflarıyla olduğu gibi anlatmak ne derece doğrudur?
B) Ayrıca o, kişinin içinde yaşadığı çağı, toplumu ve kültürü de aynı titizlikle incelemektedir.
C) Hepsini, kültürel bir çevre içinde ve kültürel bir çevre ile birlikte tahlil etmektedir.
D) Yazar, bu insanlar için iyi veya kötü olanı, şansı ve şanssızlığı olağanüstü şairane bir üslupla anlatmaktadır.
E) Bir insanın hayat öyküsünü olanca gerçeğiyle ortaya koymaktadır.

14) Gündüz uykusu, bir peygamber kültürüdür. Kısa bir öğlen uykusu, bağışıklık sisteminin
en önemli destekçisidir. Gündüz uykusu, metabolizmayı yavaşlatır, bedenimize durup biraz soluklanma hakkı tanır. Uyku sonrasında beynimiz öğrenmede, odaklanmada, yeni ve farklı şeyler üretmede müthiş bir farklılık kazanır. Yapılan araştırmalar, öğleden sonra yapılan kısa kestirmelerin kalp krizlerinin sıklığını azalttığını, koroner kalp hastalığına yakalanma ihtimalini düşürdüğünü göstermektedir.
Bu parçada “gündüz uykusu” ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Önemli bir gereksinim olduğuna
B) Kişiyi stresten kurtardığına
C) Bazı rahatsızlıkların etkisini azalttığına
D) Öğrenmeyi kolaylaştırdığına
E) Kişinin direncini artırdığından

15) (I) Yaban hayatının zenginliği, en eski zamanlardan beri toplayıcı ve avcı insanı longozlara yöneltmiştir. (II) Ancak modern zamanların avcıları İğneada ormanları ve longozlarının binlerce yılda oluşmuş ekolojik dengesini birkaç on yılda bozdu. (III) Otuz yıl öncesine kadar ormanı ve longozları şenlendiren geyik ve karaca artık parmakla sayılacak kadar az. (IV) Son yıllarda karaca sayısında biraz artış görülüyor ama ne yazık ki yeterli denetim yok ve kaçak avcılık hâlâ sürüyor. (V) Longozlar kuş göçlerinin en önemli uğraklarından ve genel olarak ilkbaharda kuzeye yapılan üreme amaçlı kuş göçlerine ev sahipliği yapıyor.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi parçanın anlam bütünlüğünü bozmaktadır?
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.

 

Cevap Anahtarı

  1. C
  2. E
  3. C
  4. B
  5. E
  6. E
  7. D
  8. A
  9. C
  10. B
  11. D
  12. D
  13. A
  14. B
  15. E

 



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.