Söyleşmeye Bağlı Anlatım nedir?

Söyleşmeye bağlı anlatım; metinlerin konuşmalardan oluşan bölümlerinde ve günlük hayatta karşılıklı konuşmalarla gerçekleştirilen her tür iletişimde ve tartışmada kullanılan anlatım türüdür.

Söyleşmeye bağlı anlatım: tiyatro ve mülakat metinlerinde, roman, hikâye, manzum hikâye, gir; sohbet, röportaj, anı, gezi yazısı, biyografi, otobiyografi, mektup, günce gibi edebi ya da öğretici metin niteliği taşıyan metinlerin monologlardan oluşan bölümlerinde kullanılır.

Söyleşmeye bağlı anlatımın sağlıklı bir zeminde devam ettirilmesi, aşağıdaki hususların göz önünde bulundurulmasına bağlıdır:

  • Söyleşmeye bağlı anlatımda dil göstergeleri olan sözcükler kadar dil dışı göstergeler de önem kazanır. Bu dil dışı göstergelerin en önemlileri jestler ve mimiklerdir. Söyleşmenin içeriğine uygun jestler ve mimikler, konuşanların inandırıcılığını ve etkileyiciliğini pekiştirir.
  •  Söyleşmede vurgu ve tonlamalar da son derece önemlidir. Vurgu, bir sözcükteki hecelerden birinin ya da bir cümledeki sözcüklerden birinin diğerlerine göre daha baskılı ve daha kuvvetli söylenmesidir.
  • Söyleşmede ünlemlerden sıkça yararlanılır. Ünlemler; hitap edilen kişinin/kişilerin niteliğine ve konusuna; söyleşmenin amacına ve içeriğine uygun olmalıdır.
  • Söyleşme, “bağlam”a ve konuşulan kişilere göre çeşitli değişiklikler gösterir. Bazı konuşmalarda resmiyet bazılarında ise samimiyet ön plana çıkar. Bir kişinin annesi, kardeşleri ya da çok samimi dostlarıyla kocuşması arasında bazı farkların olması son derece doğaldır.
  • Söyleşmeye bağlı anlatımın önemli bir bölüm hazırlıksız konuşmalar şeklinde gerçekleşir. Bu tür anlatımlarda devrik ve eksiltili cümlelerle, tekrarlar ve anlatım bozukluklarıyla sıkça karşılaşılabilir. Çünkü sözlü anlatım, düşünülenlerin ve hissedilenlerin bir anda söylenmesi üzerine kurulmuştur. Bir yazar, anlatacaklarını yazıya dökmeden önce uzun süre düşünebilir, yazdıklarını silip bunların yerine yenilerini yazabilir. Okuyucu, bunlardan haberdar olmaz. Çünkü o, birçok taslaktan sonra oluşan son metinle karşı karşıyadır. Başka bir deyişle yazarın, zamanı geriye alma imkânı vardır ama sözlü anlatımda bu imkân yoktur. Bir söz ağızdan çıktıktan sonra, o sözü geri döndürmek, söylenmemiş farz etmek olanaksızdır. Yazılı anlatımda ise bu durum her zaman imkân dahilindedir.

Diyalog nedir?

En az iki kişi arasında geçen karşılıklı konuşmaya “diyalog” denir. Günlük hayat, iletişim; iletişim de diyaloglar üzerine kuruludur. Diyalog, insan gerçeğinin vazgeçilmez bir ögesidir.
Diyaloglar, edebi metinler açısından da son derece önemlidir. Edebi metinlerdeki diyalogların, kahramanların siyasi, ekonomik, kültürel, psikolojik özelikleri, yaşları ve meslekleriyle uyumlu olması gerekir.

Monolog (iç konuşma) nedir?

Bir kişinin kendi kendine veya sanki karşısında biri varmış gibi sessiz bir biçimde içinden konuşmasına “monolog” denir. Monolog, kişinin başkalarıyla paylaşamadığı ya da paylaşmak istemediği bazı şeyleri sadece kendisine itiraf ettiği anlarda; yaptıkları ya da yapmadıklarıyla ilgili olarak kendisiyle hesaplaştığı zamanlarda başvurduğu bir konuşma biçimidir. Kişinin aklından geçen, somut bir muhataba iletilmeyen konuşmalar birer monolog olarak değerlendirilir. Monolog, bir kişinin iç dünyasını, aracısız bir şekilde okuyucuya sezdirme amacına hizmet eder.

 



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.