Şiirde Ölçü

Şiirde dizelerin hece sayısına veya hecelerin ses değerine göre bir uyum içinde olmasıdır. Ölçü şiirde ahenk oluşturmaya da yarar. Vezin adı da verilir.

Türk Edebiyatında üç çeşit ölçü kullanılmıştır: (Hece, Aruz, Serbest)

HECE ÖLÇÜSÜ

Şiirde dizeleri oluşturan sözcüklerin hece sayılarının eşitliğine dayanan ölçüdür. İslamiyet’ten Öncesi Türk edebiyatında tamamen, Halk edebiyatında da ağırlıklı olarak kullanılan hece ölçüsü tüm edebi dönemlerde de az da olsa kullanılmıştır.

Tamamen yerli ve milli ölçümüzdür. Türk edebiyatında 2 heceden 20 heceye kadar çeşitlilik gösteren hece ölçüleri kullanılmıştır.

Hece ölçüsünde durak: Hece ölçüsü ile yazılan şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerlerine denir. Durak, hece ölçüsüne uyum sağlayan bir çeşit ses kesmedir.

Durak aslında hafif soluklandığımız yerdir. Şiirde ahenk de oluşturabilen duraklar ayrılırken de heceye göre 6+5, 4+3+3 gibi ayrılır. Ayrılan bu kısımlar işte durağa göre ayrılır. Hafif duraksama yaşadığımız yerlerde bu sınıflandırma ortaya çıkar.

İyi yazılmış bir şiirde, sözcük tam durak yerinde biter ve bu şekilde okuyan kişiye uygun bir nefes alma payı verilmiş olur.

Duraklar hiçbir zaman sözcüğü bölmez, her zaman sözcük sonlarına gelir. Bunun yanında heceyle oluşturulan bütün şiirlerde de durak aranacak diye bir kural yoktur. Yani hece ölçüsüyle oluşturulmuş duraksız şiirler de olabilir.

Sallanı sallanı/gelen sevgilim
Söyle kömür gözlüm/kimin yârisin
Kız senin derdinle/derbeder oldum,
Söyle ince bellim/kimin yârisin

 

ARUZ ÖLÇÜSÜ

Dizelerdeki hecelerin uzunluk ve kısalığına göre, açık ya da kapalı oluşuna göre düzenlenmesidir.

Kısa heceler nokta (.) uzun heceler çizgi (-) ile gösterilir.

Türk diline tam ters bir ölçüdür çünkü Türkçede uzun ve kısa diye bir hece yoktur. Bununla beraber Divan edebiyatının vazgeçilmez ölçüsüdür ve diğer edebiyat dönemlerinde de az da olsa kullanılan ölçüdür.

Aruz ölçüsü ilk olarak bir Araplar tarafından kullanılmıştır. Sonra Fars edebiyatında kullanılmaya başlamış. Fars edebiyatı ise, aruz ölçüsünün bazı kalıplarını kendi dilinin özel yapısına uydurmuş, böylece aruzun gelişimine büyük etki edip, aruz ölçüsüne yeni soluklar getirmiştir. Bundan dolayı aruz ölçüsünü sadece Arap icadı olarak değil, Arap-Fars icadı olarak algılamamız daha mantıklı olacaktır.

İstiklal Marşı’mız aruz vezni ile yazılmıştır.

Çatma, kurban / olayım çeh / reni ey naz / lı hilâl, ( _ . _ _ / . . _ _ / . . _ _ / . . _) Kahraman ır / kıma bir gül! / Ne bu şiddet, / bu celâl ( _ . _ _ / . . _ _ / . . _ _ / . . _)

Fâilâtün / Feilâtün / Feilâtün / Feilün

Aruzla İlgili Terimler

Takti (Kesme): Aruz ölçüsünde dizelerin durak yerlerini belirtecek biçimde kesik kesik okunmasına takti (kesme, parçalama) denir.

Tefile: Aruz kalıplarının her bir parçasına denir.(mefulü gibi )

İmale: Aruz kalıbına uydurmak için kısa hecenin uzun sayılmasıdır. Aruz kusurudur.

Zihaf: Uzun heceleri kısa okumaktır. Aruz kusurudur.

Med: Bir buçuk hecedir.

Ulama (Vasl): Ünsüzlerin bir sonraki sözcüğün başındaki ünlülere ulanarak (bağlanarak) okunmasına denir ve arada da hiçbir noktalama işareti de olmamalıdır. Aruzla ilgili bir özelliktir.

Kasr (kısaltma, inceltme): Uzun heceyi hafifletmek, inceltmek, yumuşak okumadır.

SERBEST ÖLÇÜ

Mısraların oluşturulmasında hiçbir ölçünün kullanılmadığı ölçüdür. Kısaca söyleyecek olursak kafamıza göre takıldığımız, hiçbir kurala bağlı olmadan özgürce yazdığımız şiirlerde kullanılan ölçüdür.

Serbest vezin Cumhuriyet şiirimizde; özellikle de Garip hareketiyle birlikte çok kullanılır duruma gelmiştir.

Anlatamıyorum

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum   (Orhan Veli Kanık)

Bir yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.