Servet-i Fünun

Online Test için tıklayınız.     

Servet-i Fünun Antolojisi için tıklayınız.

 Servet-i Fünun Edebiyatının Genel Özellikleri

  • Servet-i Fünun edebiyatı 5 yıllık (1896-1901) bir süreyi kapsar. Servet-i Fünuncular, edebiyatımızda bilinçli olarak bir araya gelmiş ilk gruptur.
  • Servet-i Fünuncular, Recaizade Ekrem’in etrafında kümelenen orta sınıf(öğretmen, memur) okur-yazardan oluşan kesimin edebiyatıdır. Onların bir araya gelmesine sebep olan şey, eski-yeni çatışmalarıdır.
  • Servet-i Fünuncular, Fransızcayı bilen, Batılı bir eğitim almış, Batılılar gibi yaşayan kişilerden oluşurlar.
  • Servet-i Fünuncular, baskı döneminin şartlarında ürün vermişler, sosyal-siyasi konulara girememişlerdir.
  • Servet-i Fünuncular, estetik bir edebiyat vücuda getirmişler, sanat sanat içindir anlayışına bağlı olmuşlardır.
  • Servet-i Fünuncular bireysel konulara ağırlık vermişler, aşk, ölüm, marazi duygular, aile, hayali mekânlar(egzotizm), hayal-gerçek çatışması gibi konuları işlemişlerdir.
  • Kaçış fikrine sahiptirler; Yeni Zelanda’ya kaçmak istemişler, bu plan suya düşünce Manisa’nın Sarıçam köyüne gitmek istemişler, fakat bu da gerçekleşmemiştir.
  • Servet-i Fünuncular, Tanzimat’la başlayan yeni türlerin olgun örneklerini vermişlerdir. Roman, öykü, şiir, eleştiri gibi türlerde daha Batılı ve daha olgun örnekler ortaya koymuşlardır.
  • Tanzimat dönemindeki gazetecilik faaliyetleri bu dönemde yerini dergiciliğe bırakmıştır; başta Servet-i Fünun dergisi olmak üzere Malumat, Mirsat, Hazine-i Fünun, Maarif gibi dergiler gazetecilikten daha fazla rağbet görmüştür. Dergicilik eleştiri gibi öğretici metinlerin gelişmesinde rol oynamıştır.
  • Servet-i Fünuncular öğretici metinlerde gezi, anı, eleştiri türlerinde özgün eserler ortaya koydular. Gezi’de Cenap Şahabettin, anıda Halit Ziya, eleştiride Ahmet Şuayb öne çıkan isimlerdi.
  • Şiirde Sembolizm ve Parnasizm’den gelen müziğe, ahenge ve ritme dayalı şiir anlayışı öne çıktı. Konular aşk, kadın, marazi duygular, hayal-hakikat çatışması, ölüm ve aile temaları etrafında kümelendi. Şiir düzyazıya (anjambman) yaklaştırıldı. Sosyal konular işlenmedi. Cenap Şahabettin ve Tevfik Fikret şiirde daha çok öne çıktılar.
  • Roman ve öyküde realizm ve natüralizme uygun örnekler verildi. Olay öyküsüne dair öyküler hem dil hem de konu bakımından daha bir halka dönüktü. Romanda olaylar İstanbul’da boğaz içi çevresinde geçti. Kahramanlar kentsoylu (okumuş ve Batılı) tiplerdi. Tanzimat’ta görülen roman kusurları giderildi, kusursuz roman örnekleri yazıldı. Halit Ziya ve Mehmet Rauf roman ve öyküde ön plana çıktı.
  • Düzyazıda Fransız cümle yapısı örnek alındı. Ah, oh gibi ünlemler; ki, ve gibi bağlaçlar, devrik cümleler kullanıldı. Anlatımda monotonluğu kırmak için fiillerin kipleri değiştirildi.
  • Mensur şiir denen şiirsel düzyazı türünde ilk örnekler verildi. Bu türde yine Halit Ziya ile Mehmet Rauf eser verdiler.
  • Kulak için kafiye anlayışını uygulamışlardır.
  • Aruz veznini kullanmışlar, ancak hece ile de ürün vermişlerdir. Aruz vezni tek kalıp değil, birden fazla kalıp olarak uygulanmıştır.
  • Şiirde divan şiirinin nazım biçimleri yerine serbest müstezat veya Batıdan alınma sone, triyole, terzarima gibi nazım biçimlerini kullanmışlardır.
  •  Ağır bir dil kullandılar, sanatlı ve artistik metinler oluşturmak için sözlüklerden kullanılmayan yabancı sözcükler bulup divan şiirinden bile daha ağır bir dille yazdılar.
  •  Servet-i Fünuncular kırılgan ve içe dönük tiplerdi. Hüseyin Cahit’in “Edebiyat ve Hukuk” adlı makalesinden sonra dergileri kapatıldı, bir kısmı sağa sola memuriyete gidince bundan da etkilendiler; bir daha bir araya gelmediler.

SERVET-İ FÜNUNDA İLKLER

İlk mensur şiir: Halit Ziya Uşaklıgil, Mensur Şiirler
İlk psikolojik roman: Mehmet Rauf, Eylül
Sonnet’i ilk kullanan: Süleyman Nesip
Anjambmanı ilk kullanan: Tevfik Fikret
Çocuklar için yazılmış ilk şiir kitabı: Tevfik Fikret, Şermin

 

Bir yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.