Şairler Derneği

Faruk Nafiz Çamlıbel

I. Dünya Savaşı’nın devam ettiği yıllarda her alanda olduğu gibi edebiyat alanında da bir buhran yaşanır. Bu buhran, Türk edebiyatı Tahrir Heyeti imzalı, 9 Kasım 1917’de kaleme alınmış ve bir bakıma Şairler Derneği’nin kuruluşunu ilan etmiş yazıda şöyle dile getirileri: “Bugün edebiyat âlemi bir buhran içinde; bir tarafta, Acemane bir şiir ile gazeller okunuyor. Diğer tarafta ise, yenilik namına, ruhumuza hiç hitap etmeyen, sanattan mahrum, iptidai eserler çıkıyor.” İşte Şairler Derneği, edebiyat hayatını bu buhrandan kurtarmak için “İbdai bir edebiyat vücuda getirmek” gayesiyle 1917’de kurulur.

Bu derneğin üyeleri şunlardır: Orhan Seyfi, Hasan Zeki, Hakkı Tahsin, Safi Necip, Salih Zeki, Selahattin Enis, Ömer Seyfettin, Faruk Nafiz, Yusuf Ziya

Şairler Derneğinin kuruluşu ile ilgili Servet-i Fünûn dergisinde çıkan yazıda yeni bir şekil oluşturacaklarını söylemişlerdir. Bu yeni şekilden kasıt milli kaynaklara yönelme hareketidir. Derneğin sanat anlayışını dile getiren yazıda durum şöyle ifade edilir: “Servet-i Fünûn dün, nazarlarını İran’dan Garb’a çevirenlere vasıta olmuştu. Bugün ise gözlerini kendine, kendi milletine, kendi ufuklarına döndüren hassas, sanatkâr bir gençlikle el ele veriyor.

Şairler Derneği ile ilgili Türk Yurdu’nda yer alan bir yazıda da kurulan dernekten, sanatkârlardan şöyle bahsedilmektedir. “Sonbahar rüzgârlarının dağıttığı çiçekler gibi her biri kendi âleminde açıp solan şairlerimiz, bu dağınık yaşayışa bir nihayet vermek istemişler ve Türk Ocağı’nda her hafta toplanmaya başlamışlardır. Yeni bir edebiyat binasının temellerini kurmaya çalışan bu genç şairler, bütün kuvveti, İstanbul’un şuh, güzel sinesinden ve Türklükten alıyorlar.”

Bütün kuvvetinin İstanbul’dan ve Türklükten alan Şairler Derneği üyeleri, aslında 1911’de Genç Kalemler dergisinde başlatılan hareketin 1917’deki takipçileridir. Türk Ocağı’ndaki yaptıkları toplantılarda aldıkları kararlar ve Ömer Seyfettin’in de bu grupta yer alması, onların Genç Kalemlerin devamı olduklarının delilidir.

Şairler Derneği’nin aldığı ve Türk Ocağı’nda yayınlanan kararlar şunlardır:

* Türkçeye Türk dilbilgisi kuralları hâkimdir. Arap sözlüklerinde pinekleyen sözcükler bize ne kadar yabancıysa Çağatay sözlüğünde uyuklayan kelimeler de bize o kadar yabancıdır.

* Şiirler hece ölçüsüyle yazılmalıdır.

* Şiirde her tarz serbesttir.

* İsteyen şair, lirik şiir; isteyen epik şiir yazar.

* Efsaneler, Acem’in, Yunan’ın efsanelerinden değil, bakir ve kıymetli Türk tarihinden alınacaktır.

Savaş yılları olması sebebiyle bünyesinde geniş bir kadro oluşturamayan Şairler Derneği, milliyetçilik hareketini daha yaygın hale getirdiler.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.