Saf Şiir (Öz Şiir) Anlayışı

Fecr-i Âti şiir duyarlılığını devam ettiren Ahmet Haşim’le başlayan ve Yahya Kemal’in de katıldığı bir şiir hareketidir. Bu anlayış asıl meyvesini Cumhuriyet döneminde vermiştir. Haşim ve Yahya Kemal öncü sayılırlar.

Ahmet Haşim’e göre şiirde mana aranmaz, çünkü mana belirsiz bir şeydir. Sosyal bilimlerde olduğu gibi belli bir manası yoktur şiirin. Bu yüzden şiir sosyal meseleler, siyaset veya ideoloji için kullanılmaz. O, saf duyguların şiiridir. Bu konudaki görüşlerini “Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar” adlı makalesinde öne süren şair böylece Batı’da Valery, Verlaine gibi şairlerin savunduğu saf (öz) şiire varmış oluyor.
Yahya Kemal de şiirin asıl maddesinin söz olduğunu ileri sürmüş, sözün deruni bir ahenk olduğunu ifade ederek şiirin ritmine önem vermiştir. Öz şiirin genel özellikleri de şunlardır:

SAF (ÖZ) ŞİİRİN ÖZELLİKLERİ

  • Toplumsal, siyasal ve ideolojik kaygılardan uzak konular işlenmiştir.
  • Şiirde asıl amaç okuyucuda estetik zevk olarak görülmüş, şiir sanatların en yücesi kabul edilmiştir.
  • Şiirde anlama değil müziğe önem vermişlerdir. Bu nedenle şiirleri kuyumcu titizliği ile ince ince işlemişlerdir.
  • Şiiri soylu bir sanat olarak kabul eden bu şairlerde düşsel ve bireysel yön ağır basar.
  • Saf şiir anlayışında estetik tavır ön plandadır. Bu anlayıştaki şairler didaktik bilgiden uzak durup; bir şey öğretmeyi değil, musikiyle ya da musikinin çağrıştırdığı, uyandırdığı imgelerle insanın estetik duyarlılığını doyurmayı amaç edinirler.
  • Şairler şiirde anlama fazla önem vermezler. Anlaşılmak için değil; duyulmak, hissedilmek için şiir yazarlar.
  • Sanatın biçim sorunu olduğuna inanan bu şairler için önemli olan iyi ve güzel şiir yazmaktır. Bu anlayışla kendilerine özgü özel imge düzeni oluştururlar.
  • Özgün ve yaratıcı olan bu imgeler dilin mantığına uygun ve dilin anlam alanını genişletip dile yeni olanaklar sunacak bir yapıya sahiptir.
  • Dilde saflaşma düşüncesi kendini rahat şiir yazma şeklinde baskın öğe olarak gösterir.  
  • Şiirsel söylemin zirvesine ulaşmak düşüncesiyle dilin yücelişi paralellik gösterir.       
  • İçsel ve bireysel bir yaklaşımla evrensel insan tecrübesini dile getirirler.
  • Şairler daha çok serbest nazımla şiirlerini yazmışlardır.
  • Şiirde biçim endişesi duyan bu şairlerde dize ve dil baş tacıdır.
  • Disiplinli çalışarak mükemmele varan halis şiir yazma endişesi kendisini hissettirir.
  • Şairlerde sembolizm akımının izleri görülür.
  • Gizemcilik bireyselcilik, ruh, ölüm, masal, mit temaları yoğun olarak işlenir.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.