Necmettin Halil Onan kimdir?

Hayatı

1902 yılından Çatalca’da doğdu. Duyun-u Umumiye memurlarından Hilmi Bey’in oğludur. Ortaöğrenimini Vefa Lisesi’nde bitirdikten sonra 1919 yılında Darülfünun’un açtığı sınavı kazanarak edebiyat öğrenimine başladı. Mütareke döneminde İstanbul’un işgali üzerine Kurtuluş Savaşı’na destek amacıyla Anadolu’ya geçti. Bir süre Anadolu Ajansı’nda çalışan Necmettin Halil Onan, Kurtuluş Savaşı’nın ardından İstanbul’a dönerek yarım kalan öğrenimine devam etti. İzmir, Ankara, Adana gibi şehirlerde lise öğretmenliği ve okul müdürlüğü yaptı. İlerleyen dönemde Ankara Dil-Tarih-Coğrafya Fakültesine profesör olarak atandı. 1959 yılında emekli olarak şiir yazmaya odaklandı. 18 Ağustos 1968’te İstanbul’da hayata gözlerini yumdu.

Edebi Kişiliği

  • Yazın yaşamına aruz ölçüsüne şiirler yazarak başladı.
  • İlk şiirleri Nedim dergisinde yayımlandı.
  • Aruzu bırakıp hece ölçüsünde şiirler yazmaya başladığında şiirlerini Dergâh ve Hayat dergilerinde yayımladı.
  • Aşk, doğa ve ulusal duygular ile ilgili şiirler yazdı.
  • Daha çok bireysel ve millî duygularla örülü hece şiirleriyle tanınmıştır.
  • Şiirlerinde Yahya Kemal Beyatlı etkisi görülür.
  • Necmettin Halil Onan’ın ünlenmesini sağlayan, Çanakkale Savaşı’nı konu edinen “Bir Yolcuya” isimli şiiri olmuştur.
  • Ortaokullar için dilbilgisi kitabı hazırlamıştır.
  • Liseler için “İzahlı Divan Şiiri Antolojisi” adlı eseri hazırlamıştır.
  • Yazdığı tek roman “İşleyen Yara” 1932 yılında Vakit gazetesinde tefrika edilmiştir.

Eserleri

Şiir
Çakıl Taşları
Bir Yudum Daha

Roman
İşleyen Yara

Milli Edebiyat Anlayışını Sürdüren Şairler

Bir Yolcuya

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bir tümsek, Anadolu’nda,
İstiklâl uğrunda, namus yolunda
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.

Düşün ki, haşr olan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

 

Çakıl Taşları

Biliyorsun ki kari, kalbin derinlikleri
Damla damla biriken gizli göz yaşlandır.
Kudretimin oradan çıkarabildikleri,
Halis inci yerine bu çakıl taşlarıdır.

Görüyorsun nihayet, çakıl taşları sende,
İncilerse şairin kendi kalbinde kaldı.
Fakat şunu anla ki o, çakıl bulurken de,
İnci araştırmadan duyulan zevki aldı.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.