Nazım Hikmet

İlk şiirlerinde hece vezniyle ölçülü uyaklı şiirler yazmış, sonradan serbest nazmı ve toplum sorularını ilke edinen şiirin öncüsü olmuştur. Bu yanıyla günümüzün pek çok şairinde geniş ve yeni etkilere yol açmıştır.

İlk şiirlerini hece vezniyle yazmakla birlikte, içerik bakımından hececilerden oldukça uzaktır. Onların bireyci şiirlerinin tuzağına düşmemiş, toplumsal içerikli bir şiire yönelmiştir. Tevfik Fikret, Mehmet Emin ve Mehmet Akif gibi şairlerin yoluna girmiştir.

Giderek şiirinin gelişen içeriğine, hece ölçüsünün dar kalıpları yetmez olmuş, yeni biçim arayışlarına yönelmiştir. Sovyetler Birliği’nde kaldığı ilk yıllarda, bu biçim arayışları doruğuna ulaşmıştır. Hece ölçüsünün kalıp uyum sağlayan serbest nazma geçmiş; bu değişiklikte Mayakovski’nin ve Gelecekçilik’i savunan öbür genç Sovyet şairlerinin etkileri olmuştur.

Yaşamın gerçeklerinden kaçarak kendi kabuğuna çekilenlerden, sanatsal etkinlikleri yalnızca aydınlara özgü etkinlikler olarak görenlerden, halkı küçümseyenlerden alabildiğine uzaklaşmıştır. “Satır” adlı ilk kitabı yayımlandığında, bu kitaptaki şiirler karşısında, sanat çevreleri önce büyük bir şaşkınlığa düşmüştür. Sonra çağın ünlü yazarlarından umulmadık övgüler gelmiştir. Ahmet Haşim, Yakup Kadri gibi sanatçılar bile şairliğini övmüştür.

Serbest nazmın benimsenmesini kısa sürede sağlamıştır. 1936’ya değin yayımlanan kitaplarıyla, Cumhuriyet dönemi şiirinin değer yargılarını kökünden sarsmıştır. “Şeyh Bedreddin Destanı”nda ise şiirini tam anlamıyla ulusal bir çizgiye ulaştırır.

Divan ve halk şiiri söyleyişlerini çağdaş bir anlayış içinde eritmiştir. Düzyazı, şiir, senaryo tekniklerinin iç içe kullanıldığı “Memleketimden İnsan Manzaraları”; bütünüyle şiir, roman, öykü, oyun, senaryo, destan denemeyen yeni bir türün habercisidir.

Türk şiirinin en büyük ustalarından biri olan Nazım Hikmet romanlar, oyunlar da yazmıştır. Toplumcu gerçekçi oyun yazarlığının kuramsal sorunlarına çözümler getirmek amacındaki oyunlarından film, bale, opera uygulamaları yapılmıştır. Ayrıca çeşitli konularda çok sayıda makalesi, eleştiri yazıları da vardır.

Türkçeyi büyük bir ustalıkla kullanır. Halk şiirimizle divan şiirinin imbiğinden süzülen Türkçeyi, İstanbul ağzını uygular şiirlerinde. Sıcak, duygulu, sarsıcı, canlı bir dili vardır.

Sanat ve insanı yüceltirken kendini sadece Türk kültürünün değil, insanlığın tüm kültürünün mirasçısı sayar.

Halkın kullanmadığı sözcüklerden kaçınır. Şiirin bireysel koşullarıyla toplumsal niteliklerini büyük bir ustalıkla kaynaştırır.

Nazım Hikmet şiiri deyince akla öncelikle ölçüsüz, yerine göre sık ya da seyrek uyaklar, uzun dizelerin ardında gittikçe kısalan kırık dize kümeleri gelir. Genellikle ilk dize büyük harfle başlar, sonraki dizeler büyük harfle başlamaz. Kimi zaman sözcükler bölünerek uyak oluşturulur.

 

Eserleri

Şiir:

Güneşi İçenlerin Türküsü
835 Satır
1+1=1
Benerci Kendini Niçin Öldürdü (Benerci Kendini Niçin Öldürdü; Gece Gelen Telgraf; Portreler; Taranta-Babu’ya Mektuplar; Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı; Şeyh Bedreddin Destanı’na Zeyl)
Kuvâyi Millîye (Kuvayi Millîye; Saat 21-22 şiirleri; Dört Hapisaneden; Rubailer)
Yatar Bursa Kalesinde
Memleketimden İnsan Manzaraları;
Yeni Şiirler
İlk Şiirler
Son Şiirler
La Fontaine’den Masallar

Oyun:

Kafatası (Ocak Başında; Kafatası; Bir Ölü Evi; Unutulan Adam; Bu Bir Rüyadır)
Ferhad ile Şirin (Yolcu; Ferhad ile Şirin; Sabahat; Enayi)
Yusuf ile Menofis (Allah Rahatlık Versin; Evler Yıkılınca;
Yusuf ile Menofis; İnsanlık Ölmedi Ya; İvan İvanoviç Var mıydı Yok muydu?)
Demokles’in Kılıcı (İstasyon; İnek; Demokles’in Kılıcı; Tartüf – 59)
Kadınların İsyanı (Kadınların İsyanı; Yalancı Tanık; Kör Padişah; Her Şeye Rağmen)

Roman:

Kan Konuşmaz
Yeşil Elmalar
Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim

Öykü:

Hikâyeler
Çeviri Hikâyeler

Masal:

Masallar

Yazılar:

Sanat, Edebiyat, Kültür, Dil
Yazılar
Konuşmalar

Mektuplar:

Nazım ile Piraye
Cezaevinden Memet Fuat’a Mektuplar
Mapusaneden Kemal Tahir’e Mektuplar



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.