Namık Kemal’in Ruhi Yapısı

an korkusuna değer  mi bir ömür
Bakî mi olur cihanda insan

Bizlere ölümden korkmamayı, vatana bağlılığı, hürriyet aşkını öğreten o büyük insanın ruh hâline kısaca göz atalım.

Namık Kemal, demevî mizaçlı olup asabidir. seyrek olarak öfkelenirse de bir kere öfkelendiği zaman uzun zaman kavga eder. Hareketleri yerine göre taşkın, sert bazen de samimidir. Duygusallığını çabuk belli etmez. Ruhen şair yaratılışlıdır.


Namık kemalin bir hususiyeti  de doğru sözlü olması ve düşündüklerini kim olursa olsun yüzlerine karşı söylemekten çekinmeyen bir karakterde olmasıdır. ” Bir gün Kemal, Abdülhamid’in huzurunda bulunuyormuş. Damat Mahmut Paşa, o sırada çalmakta olan Mızıkai Hümayun hakkında Kemal’in fikirlerini öğrenmek isteyerek, Kemal bey Mızıkai Hümayunu ben ıslah ettim nasıl buldunuz demiş. Kemal de fena değildir efendimiz deyince Mahmud Paşa atılarak, fena değildir ne demek Mızıkai Hümayun gibi bir takım Avrupada böle yoktur demiş. Bunun üzerine Kemal, bu gibi takımlar Avrupa’nın en adi memleketlerinde bile vardır, padişah huzurundayız padişahlara yalan söylemek ahlâksızlıktır demiş.

Paraya kıymet vermez eli açıktır.

Müsrif tabirine uyacak şekilde eli açıktır.

Mesire gezilerinden hoşlanmazdı.

Zamanın seyir yerlerine giderek eğlenmek Namık kemalin adeti değildi. Böyle gezintilerden hoşlanmazdı. İntibah romanının bir yerinde bu duygularını şöyle dile getiriyor: Seyir yerleri zevkim değildir. Tatil günleri her türlü müjdeden uzak bir kuru övünme için bir sıkı boyun bağı takarak ve bir çift dar potin giyerek sabahtan akşama kadar araba arkasında devr ile fiskü hırmanı cemetmek ve akşamdan sabaha kadar hunnak eziyeti ve nasır cefası ile yatakta inlemek gibi şeylerde bir sefa göremem.

En sevdiği şey okumak ve yazmaktı.

Ali Ekrem’in hatırlarına göre günde en az altı vakit bulursa sekiz saat kitap okurdu. “Yazı yazmak dünyada en sevdiğim şeydir. Lâkin yazı yazmama mâni oluyor; ah keşke ikisini birden yapmak mümkün olsaydı.”

Kemal az yer, az uyurdu. Duygusal bir yaratılışa sahipti. Zeki olduğu kadar kuvvetli bir hafızaya sahipti. Fıkra anlatmayı ve nükteyi seven, hazırcevap bir kişiliğe sahipti.


Her şeyden evvel Namık Kemal iman dolu bir göğse sahipti.

Kızı Feride’nin herkes için şiir yazdığınız, resim yaptığınız hâlde bize şiir yazmayınız sitemi üzerine su yedi mısrayı kaleme almıştı:

Niye koynundan uyurken çıktım,
Geldim amma bu cihana bıktım.
Bir kızım var sana kurban olsun,
Oğlumun merkadî al kan olsun,

Bir yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.