Mensur Şiir, Mensur Şiir Nedir, Mensur Şiirin Özellikleri

  • Genellikle ölçü, uyak gibi kurallara uymadan, konuşma havası içinde yazılan şiirsel metinleri “mensur şiir” denir.
  • Mensur şiirler için şairler, ahenkli nesir cümleleri kullanırlar.
  • Mensur şiirin şiirselliği anlatımdaki yoğunlaştırmalardan, imgelerle yüklü oluşundan, değişik yorumlara açık bulunuşundan gelmektedir. Mensur en öz ifadeyle şiirin düz yazı şeklinde yazılmasıdır.
  • Edebiyatımızda Servet-i Fünun döneminde ortaya çıkmıştır. Mensur şiirin Türk edebiyatındaki ilk temsilcisi “Halit Ziya Uşaklıgil”dir. Kimi araştırmacılar ise 15. yüzyılda Sinan Paşa tarafından yazılan Tazarruname’nin ilk mensur şiir olduğunu kabul ederler.
  • Halit Ziya’nın Mezardan Sesler isimli eseri ve Mehmet Rauf’un Siyah İnciler’i mensur şiir türündeki önemli eserlerdir.

Mensur şiir – şiir karşılaştırması

Şiirin temel birimi dizedir. Mensur şiirin temel birimi ise cümledir. Şiirler ölçülü olarak yazılabilir. Ancak cümleler mensur şiirde ölçülü olarak yazılmaz. Şiirin değişik biçimleri vardır. Bu biçimler dizelerin “beyit, dörtlük, bend” gibi değişik kombinasyonlarla bir araya getirilmesiyle oluşturulur. Ancak mensur şiirin böyle bir biçimi yoktur. Mensur şiir düz yazı şeklinde kaleme alınır ve düz yazının yapısı dikkate alınarak oluşturulur. Mensur şiirlerde metin dizelerden oluşmadığı için kafiye örgüsü bulunmaz. Şiirde kafiye kullanılabilirken mensur şiirde kafiye aranmaz.

Mensur şiir – düz yazı karşılaştırması

Mensur şiirler de düz yazılar gibi, cümlelerden oluşur. Ancak mensur şiir, nesir cümleleriyle yazılmış şiirdir. Düz yazılarda düşünce esas alınır. Sanatlardan kaçınılır. Düşünce en iyi şekilde açıklanmaya çalışılır. Ancak mensur şiirde duygu esastır. Duygular şairâne bir söyleyişle ele alınmaya çalışılır. Bu bağlamda mensur şiir ses, söyleyiş, tema bakımlarından, şiirden farklı değildir ve bu nitelikleriyle düz yazıdan ayrılır. Ancak mensur şiirde, şiirdeki vezin, kafiye gibi şekle ait önceden belirlenmiş sınırlayıcı ögeler de bulunmaz.

Mensur Şiir örnekleri

“… Nasıl tarif etsem ayrılığı? Her şeye, her yere sinmiş ayrılığı… Bir tren düdüğü, bir vapur çığlığı, kahve fincanındaki telve, bir atlas yelken, turna katarı, kıvrım kıvrım yolar, ay ışığı…” (Dilâver Cebeci, Divan)

“Ey özgür insan, denizi sen de seveceksin. Deniz senin aynandır. Sonsuz dalgaların büklümü içinde sen kendi ruhunu seyredersin, senin ruhun da daha az acı bir burgaç değildir…” (Charles Baudelaire, Küçük Mensur Şiirler)

“Kuytu bir dağ yolundan iniyordu arabayla, ormanlıktan geçiyor, kayının, gürgenin, akçanın yeşili dönüyor başının üstünden, yarı yarıya çatı. Kıraç bir düzlüğe çıkıyor, bayır aşağı. Deniz görüyor, mavi. Göğü görüyor, iki kez mavi. Bağırıyor. Bu mavide bir tavşan saklı.” (Sabahattin Kudret Aksal, Mavi)



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.