Kemalettin Kamu

  • 15 Eylül 1901’de Bayburt’ta doğmuş, 6 Mart 1948 tarihinde Ankara’da vefat etmiştir.
  • İstanbul Erkek Öğretmen Okulu’nda okuyan Kemalettin Kamu’nun, bu yıllarda yazdığı şiirleri Süleyman Nazif’in gazetesinde yayımlandı.
  • İstanbul’un işgali üzerine ünlü “Gurbet” şiirini kaleme aldı. Bu şiirin şöhreti nedeniyle Kemalettin Kamu “Gurbet Şairi” olarak anılır.
  • İzmir’in işgali üzerineyse “Türk’ün İlahisi” adlı şiirini yazan şairin Kurtuluş Savaşı yıllarında yazdığı şiirler okul kitaplarına girdi, yurt genelinde tanınan ve sevilen bir şair oldu. Kimi şiirleri bestelenip şarkı veya marş oldu.
  • İstiklâl Marşı seçimine de katıldı.
  • Büyük Mecmua, Dergâh, Varlık ve Oluş dergilerinde şiirleri yayımlandı.
  • Başlangıçta aruz ölçüsü ile yazan Kamu daha sonra hece ölçüsüyle ve sade bir dille Millî Edebiyat akımına bağlı yurt sevgisi, gurbet, aşk konularını işleyen şiirler yazmıştır.
  • Şiirleri ölümünden sonra Rifat Necdet Evrimer tarafından “Kemalettin Kamu, Hayatı, Şahsiyeti ve Şiirleri” (1949) adlı kitapta toplandı.
  • Gurbet, Gurbet Geceleri, Gurbette Renkler, Kimsesizlik, Bingöl Çobanları, Güz, İzmir’e Tahassür, Hazan Yolcusunda, İrşad, Söğüt şairin sevilen şiirleri arasındadır.
  • Şiirleri teknik açıdan zayıftır.

Milli Edebiyat Anlayışını Sürdüren Şairler

İRŞAD

Sevgilim güvenme güzelliğine,
Senin de saçların tarumar olur;
Aldanma talihin pembe rengine,
Hayatın uzun bir intizar olur.

Sevgilim her insan doğarken ağlar,
Çiceklerle açar,sularla çağlar,
Rehgüzarı olur, bahçeler, bağlar,
Nihayet isimsiz bir mezar olur.

Sevgilim baksana bir yanda gülen,
Bir yanda gözünün yaşını silen,
Kimi benim gibi erir derdinden,
Kimi senin gibi bahtiyar olur.

Sevgilim senin de geçer zamanın,
Ne şöhretin kalır, ne hüsn-ü anın,
Böyledir kanunu kahpe dünyanın,
Dört mevsim içinde bir bahar olur!

 

İstiklâl Marşı adayı şiiri

Gözyaşına veda et ey güzel Anadolu
Hakkını korur elbet Türk’ün bükülmez kolu
Cenk ederiz genç koca bugün değil yarın da
Yadımız ağladıkça İzmir ezanlarında

Hakk yolunda kan olur dünyalara taşarız
Ya şerefle vurulur ya efendi yaşarız
Her gün yeni bir hile arkasından satıldık
Her gün yeni bir dille yurdumuzdan atıldık

Yeter ey Kâbe’mizi elimizden alanlar
Alıkoyamaz bizi yolumuzdan yalanlar
Hangi alçak el alır el zinciri boynuna
Kim Yunan’ı bırakır Türk kızının koynuna.

Biz ki Türk’üz muhakkak, her milletten uluyuz.
Yeryüzünde biz ancak yurdumuzun kuluyuz.
Yurt yolunda kan olur, dünyalara taşarız.
Ya şerefle vurulur, ya efendi yaşarız.

Bir yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.