Kaygusuz Abdal

  • 15. yy’da yaşamış bir tasavvuf şairidir. Asıl adı Gaybi olan şair, menkıbeye göre Alanya Beyi’nin oğludur. II.Murad devrinde yaşadığı bilinmektedir.
  • Abdal Musa’nın Elmalı’daki dergahına kul olup Kaygusuz adını alır, dergahta kırk yıl kaldıktan sonra piri tarafından Mısır’a gönderilir.
  • Kimi şiirlerinde Sarayi mahlasını kullanmıştır.
  • Dini tasavvufi halk şiiri şairidir.
  • Kimi şiirlerinde Yunus Emre‘nin izleri görülür.
  • Bektaşi’dir. Bektaşi tarikatını Mısır’da yaymıştır. Alevi- Bektaşi halk tasavvuf şiirinin kuruluşunun önünü açmıştır.
  • Hece ölçüsünü de aruz ölçüsünü de kullanmıştır.
  • Şiirlerinde Bektaşilik ilkelerini ve Tasavvufi düşünceyi işlemiştir.
  • Çoğu şiirinde mizahla yergi karışımı bir hava vardır.
  • Kaba sofuluğu üstü kapalı söyleyişlerle alaya almış ve şathiye türünün gelişmesinde etkili olmuştur.
  • Hece ölçüsüyle nefesler yazmıştır. Ama derlenmemiştir.
  • Folklorumuzdan tekerlemelerden yararlanmıştır. Dili halkın anlayabileceği yalın bir Türkçedir. Bektaşi kavramlarını da kullanmıştır.

Eserleri:

Şiirleri:
Divan
Yaşnâme (Hece ölçüsüyle yazdığı dörtlüklerdir)
Dolapnâme (Mesnevi)
Gevhernâme (Mesnevi)

Nesirleri:
Risale-i Baba Kaygusuz,
Budalaname: En önemli eseridir. Allah yoluna giren Abdalların kitabıdır. 5 bölüm olarak yazılmıştır)

 

Şathiye

Yücelerden yüce gördüm erbabsın sen koca Tanrı
Alim okur kelam ile sen okursun hece Tanrı

Erliği ile anılır filan oğlu filan deyü
Anan yoktur atan yoktur sen benzersin piçe Tanrı

Kıldan köprü yaratmışsın gelsin kulum geçsün deyü
Hele biz şöyle duralım yiğit isen geç e Tanrı

Garib kulun yaratmışsın derde mihnete katmışsın
Anı aleme atmışsın sen çıkmışsın uca Tanrı

Kaygusuz Abdal yaradan gel içegör şu cür’adan
Kaldır perdeyi aradan gezelim bilece Tanrı


Dokuz Felek

Dokuz felek bizim sayvanımızdır
Yedi kat yeryüzü seyranımızdır

Zira insan suretidir tonumuz
Kamu alem bizim hayranımızdır

Hakikat ol kadim sultan ki derler
Biz ona vücuduz ki canımızdır

Daim bu surete gelmeyi varmak
Yolumuzdur daim mihmanımızdır

Gözün aç bak bu vücut sadefinde
Kıymetli gevherüz Hâk kanımızdır

Senin hayale düştüğün ey münkir
Bizim bu suret-i imanımızdır

Bize bu saadet Hâktan erişti
Zira biz kuluz o sultanımızdır

Âşıklarız baş oynarız bu yolda
Hâk’ı inkar eden düşmanımızdır

Var ey münkir nice anlarsan anla
Severiz ışık bizim imanımızdır

Ser-âgâz eyle çağır el Sarayi
De ki bu ışık bizim imanımızdır

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.