Karşıt Anlamlı Sözcük nedir?

  • Birbirine karşıt (zıt) durum, eylem, olgu ya da kavramları karşılayan sözcüklere karşıt (zıt) anlamlı sözcükler denir.

Örnek:

uzun / kısa
çalışkan / tembel
güzel / çirkin
yumuşak / sert
iyi / kötü
ağlamak / gülmek
yaşlı / genç
üzülmek / sevinmek
kolay / zor
somut / soyut
zayıf / şişman
ince / kalın
Çirkin ile bal yeme; güzel ile taş taşı.
Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun.

  • Sözcüklerin olumlu-olumsuz biçimleri karşıt anlamlılık doğurmaz. Yani bir sözcüğün olumsuzu o sözcüğün karşıtı değildir.

    Örneğin;
    ⇒ “gelmek” sözcüğünün karşıtı “gelmemek” değil, “gitmek”tir.
    ⇒ “acılı” sözcüğünün karşıtı “acısız” değil, “tatlı”dır.
    ⇒ “yanmak” fiilinin karşıtı “yanmamak” değil, “sönmek”tir.

  • Bazı sözcüklerin karşıt anlamlılık oluşturması cümlede kazandıkları anlama bağlıdır. “Ağır adımlarla yanıma yaklaştı” cümlesindeki ağır sözcüğünün karşıtı hafif değil, hızlıdır.⇒ Böreği yumuşak hamurdan yapmalısın. (katı karşıtı)
    ⇒ Elbisenin kumaşı çok yumuşak, değil mi? (sert karşıtı)
  • Edebi metinlerde karşıt anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılması sanatına tezat (karşıtlık) adı verilir. 

    Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin;
    Sana kâfir dediler, diş biledim Hakka bile. (Faruk Nafiz Çamlıbel)

    Uzun ince bir yoldayım
    Gidiyorum gündüz gece (Aşık Veysel)

    Yukarıda yer alan dizelerde kalın yazılan sözcükler zıt anlamlıdır. Bu nedenle bu dizelerde tezat sanatı vardır.

 



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.