Kadı Burhanettin

Kadı Burhaneddin XIV. asrın ikinci yansında, Doğu Anadolu’da bir hükümdarlık elde etmeye çalışan ihtiraslı bir devlet ve siyaset adamıdır. Bir dönem bu arzusunda başarılı olmuş ve 1381 yılından 1399’daki idamına kadar Sivas’ta sultanlık yapmıştır.Asıl adı Burhanettin Ahmet’tir. Babası, Kayseri Kadısı Şemseddin Mehmet’tir. Dedeleri de kadılık yapmış, eski ve asil bir ailenin çocuğudur. Ailesi, Oğuzların Salar Kabinesi’ndendir. Kadı Burhaneddin küçük yaşlarından başlayarak kuvvetli bir tahsil görmüş, bu ilk tahsilini Kayseri’de yaptıktan sonra, 14 yaşında iken babasıyla birlikte Mısır’a gitmiş, İslam ilimlerini ve özellikle islim hukukunu orada öğrenmiştir.

Burhaneddin 21 yaşında daha önce vefat eden babasının yerine, Kayseri’ye kadı tayin edilmiştir. Yıllar sonra, Eretna Oğulları Devleti’nin birtakım iç buhranlarla sarsılıp dağılması üzerine Kadı Burhaneddin 1381 de Sivas’ta tahta çıkarak kendisini Sultan ilan etmiştir. Ancak Kadı saltanat hayatı çok uzun sürmemiş, 1399 yılında Akkoyunlularla giriştiği savaşı kaybetmiş ve idam edilmiştir.

Kadı Burhanettin, Arapça ve Farsça şiirler de yazmasına rağmen divanını Farsça tertip etmiştir. Divanının tek yazma nüshası İngiltere’dedir.

Tuyuğ nazım biçimini divan edebiyatına kazandırmıştır.

Divanı’nda 1500 gazel, 20 rubai ve 119 tuyug vardır. Sade ve tabii bir Türkçe ile söylenmiş bu tuyuğlar, Türk halk şiirindeki milli zevkin Divan Edebiyatı’na aksetmiş, ehemmiyetli örneklerindendir. Şairin hatta rubailerinde bile halk şiirindeki cinaslı kafiye zevki vardır.

Gazellerinin gayet içten ve aşıkane oldukları görülür. Lirik şiirlerinde cesaret göze çarpar ve bu yönüyle de klâsik şiirden ayrılır. Aşk şiirlerinin yanı sıra din ve tasavvuf ile ilgili şiirleri de vardır.

Türkçeyi aruzla söyleyiş bakımından hayli pürüzlü olan şiirleri, duyan, düşünen, bilgili ve samimi bir şiirin eserleri olarak dikkati çeker. Siyasi ve askeri hayatının mücadeleci ve maceraperest ruhu şiirlerine de tesir etmiştir. Bazı şiirlerinde görülen sert ve şiddetli söyleyiş, böyle bir ruhun ifadesidir.

Şiirleri Azeri Türkçesi’nin özelliklerini yansıtır.

Nesimi ve Fuzuli’yi etkilemiştir.

Bir yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.