Ergenekon Destanı

  • İslamiyet öncesi Türk destanlarındandır.
  • Göktürk dönemine aittir.
  • Türklerin bağımsızlığa düşkünlüklerini ve demir işlemeyi bildiklerini göstermesi bakımından önemlidir.

Moğol ilinde Oğuz Han soyundan İlhan’ın hükümdarlığı sırasında Tatarların hükümdarı Sevinç Han, Moğol ülkesine savaş açtı. İlhan’ın idaresindeki orduyu Kırgızlar ve diğer boylardan da yardım alarak yendi. İlhan’ın ülkesindeki herkesi öldürdüler. Yalnız İlhan’ın küçük oğlu Kıyan ve yeğeni Nüküz eşleriyle kaçıp kurtulmayı başardılar. Düşmanın, onları bulamayacağı bir yere gitmeğe karar verdiler. Yabanî koyunların yürüdüğü bir yolu izleyerek yüksek bir dağda dar bir geçide vardılar.

Bu geçitten geçerek içinde akarsular, pınarlar, çeşitli bitkiler, çayırlar, meyve ağaçları, çeşitli avların bulunduğu bir yere gelince Tanrıya şükrettiler ve burada kalmaya karar verdiler. Dağın doruğu olan bu yere dağ kemeri anlamında “Ergene” kelimesiyle “dik” anlamındaki “Kon” kelimesini birleştirerek “Ergenekon” adını verdiler.

Kıyan ve Nüküz’ün oğulları çoğaldı. Dört yüz yıl sonra kendileri ve sürüleri o kadar çoğaldılar ki Ergenekon’a sığmadılar. Atalarının buraya geldiği geçidin yeri unutulmuştu. Ergenekon’un çevresindeki dağlarda geçit aradılar. Bir demirci, dağın demir kısmını eritirlerse yol açılabileceğini söyledi. Demirin bulunduğu yere bir sıra odun, bir sıra kömür dizdiler ve ateşi yaktılar. Yetmiş yere koydukları yetmiş körükle körüklediler. Demir eridi, yüklü bir deve geçecek kadar yer açıldı. İlhan’ın soyundan gelen Türkler güçlenmiş olarak eski yurtlarına döndüler, atalarının intikamını aldılar.

Ergenekon’dan çıktıkları gün olan 21 Martta her yıl bayram yaptılar. Bu bayramda bir demir parçasını kızdırırlar, demir kıpkırmızı olunca önce Hakan daha sonra beyler demiri örsün üstüne koyarak döğerler. Bu gün, hem özgürlük hem de bahar bayramı olarak hâlâ kutlanmaktadır.

 

Destan
Destanlar Online Test



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.