J.K. Rowling ve Harry Potter
Yazan: Messy 07 Mart 2009 Cumartesi
Kategori: Fantastik Edebiyat, Haber
J.K. Rowling 2007 yılında saniyede 5 Sterlin (11.5 TL) kazandı

Tüm dünyada satış rekorları kıran ve beyazperdeye de aktarılan “Harry Potter” romanlarının yazarı J.K. Rowling 2007 yılında saniyede 5 sterlin kazandı.
Forbes Dergisi’nin dünyanın en çok kazanan yazarları listesinde ilk sırada yer alan Rowling Harry Potter’ın serisinin ilk kitabını 1997 de yazdı.2007 yılında 300 milyon dolar kazanan J.K. Rowling’in Harry Potter serisi 67 dile çevrilerek 400 milyon adet sattı.
Harry Potter serisinin 400 milyon adet sattığı düşünüldüğünde Rowling’in büyük bir iÅŸ baÅŸardığı hiç şüphesiz su götürmez bir olay.
Fakat aynı durumu beyazperde için söylemek ne kadar doğru olur bilemem.Harry Potter serisinin şu ana kadar beyazperdeye aktarılan bölümlerinde , Harry Potter hayranlarının kitaptan aldıkları tadı beyazperdenin verdiği söylenemez.Fakat Harry Potter okurlarının, kitabın beyazperdeye uyarlanışını merak etmeleri sonucu Harry Potter filmlerini izleyen izleyici sayısı da pek küçümsenmeyecek derecede fazla.
Gerrçek şu ki J.K. Rowling yazdığı 7 kitapla en çok kazanan yazarlar listesine girmeyi başarmıştır.Yaptığı işten gurur duyuyor olmalıdır.
Dragonvarld Üçlemesi kitabı
Yazan: edebiyat 26 Åžubat 2009 PerÅŸembe
Kategori: Fantastik Edebiyat

Missouri Üniversitesi, Yaratıcı Yazarlık Bölümü mezunu olan Margaret Weis, Tracy Hickman ile birlikte yazdıkları Ejderha Mızrağı Serisi ile dünya çapında bir üne sahip. Ejderha Mızrağı’nın yanı sıra, Karakılıç ve Hükümrantaş Üçlemeleri, Kâhinin Gülü ve Ölüm Kapısı Serileri gibi birçok yapıta imza atmış olan Weis, son olarak Dragonvarld Üçlemesi ile karşımıza çıkıyor.
Aslında, “Genel olarak ‘ejderha’ları konu alan romanları ile büyük yankı yaratmaktadır.” desek yanlış olmaz. Öyle ki, ejderhaları konu alarak yazdığı her yeni seri ile ÅŸaşılası bir heyecana sebep olmaya devam ediyor.
Kurgu olarak diğer Weis eserlerinden ayrılan üçleme, yalnızca ejderhaların ve insanların yer aldığı bir dünyada geçiyor. Seth vadisindeki Seth Krallığı, başlarında bulunan hükümdardan çok, Ejderhaların Sahibesi tarafından yönetilen, diğer halklarla neredeyse hiç iletişim kurmayan, kendi hâlinde bir krallıktır. Bu krallık, üç yüz yıl önce bir ejderha tarafından esaret altına alınmış, yok olmaya korkutucu bir şekilde yaklaşmıştı. Ardından, bir kurtarıcı gelip de Seth’e kan kusturan bu ejderhayı yendi. Karşılığında, kadına krallığı sundular, ama o Seth halkının kraliçesi olmayı reddetti. Onların tanrıçası olacaktı.
Dağın eteklerine bir mabet inşa eden Sahibe, öldüğünde yerini bırakabileceği, Seth’i korumaya devam edecek birisi olması için rahibelerine ejderha büyüsü öğretti. Yüzyıllar boyunca birçok kadın Sahibe olarak tanrıçalık konumuna yükseldi, manastır hem boyut, hem de güç olarak büyüdü, rahibeler ve savaşçılar en iyi şekilde eğitildi.
Mabedin içinde kutsal bir obje vardı; devasa, mermer bir kabın içine lacivert taşlarla işlenmiş bir gözbebeği. Her sabah gün ağarmadan, Göz’ün ne gördüğüne bakmak üzere Baş Rahibe buraya gelirdi.
O sabah, Baş Rahibe Melisande ejderhayı gördü.
Diğer taraftan, Ejderha Meclisi, Maristara’nın yarattığı soruna çözüm bulmak üzere bir kez daha toplanmıştı. Maristara, yüzyıllar evvel ırkına ihanet etmiş, Ejderha Kanunlarını hiçe sayarak kendi çıkarları için insanlara ejderha büyüsünü öğretmişti. Şimdi ise, insan formunda bir ejderha, bir yürüyen olan Dragonas, Maristara konusunda Meclis’e yardım etmeye hazırlanıyor.
Drogonas ve Melisande’nin yolları kesiÅŸtikten sonra sürükleyici bir kurguyla akıp giden olaylar yer yer ÅŸaşırtıcı, bolca üzücü ve bir o kadar da heyecan verici seyre sahip. Her adımda çözülen bir düğüm, beraberinde yeni bir düğüm getiriyor. En sonunda ise Weis, elinizdeki kitaba ÅŸaÅŸkınlık içirisinde bakakalmanızı saÄŸlayacak noktayı koyuyor.
Ejderha ruhu ve aklına sahip Dragonas’ın insan bedeninden kaynaklanan karmaşık duygu ve düşünceleri, aynı zamanda onu diğer ejderhalardan ayıran bir başka sebep. İnsanlara karşı merhamet, saygı, beğeni gibi hiçbir his beslemeyen ejderhaların aksine Dragonas’ın engel olmaya çalışıp da başaramadığı hisleri, onu kimi zaman rahatsız ediyor. Weis, Dragonas gibi diğer tüm karakterlerin hislerine son derece özenle yaklaşmış, hayatları bir çıkmaza sürüklenen karakterlerin karşı karşıya kaldıkları olaylar zincirinin etkilerini kusursuz bir şekilde anlatmış.
Bir kez daha Weis’e hayran kalmak isteyenler, Dragonvarld Üçlemesi’ne hiç vakit kaybetmeden baÅŸlayabilirler. Henüz iki cildi yayınlanmış olan Dragonvarld Üçlemesi’nin son cildi de önümüzdeki günlerde raflarda yerini alacaktır. Sade ve şık kapakları ile dikkat çeken üçleme, Ankira Yayıncılık tarafından çevrilmektedir.


