Düzyazı (NESİR) Genel Özellikler
Yazan: edebiyat 09 Mart 2009 Pazartesi
Kategori: Dil ve anlatım
Düzyazı (nesir), dil kurallarından başka hiçbir kurala bağlı olmayan, konuşma diline yakın olan doğal anlatım yoludur. Terim olarak önceleri düzyazı yerine inşâ, düz yazı yazarına münşî denirdi. Sonradan inşa nesir, münşi nâsir oldu. Günümüzde nesir yerine düzyazı, hatta yalnızca yazı ve nâsir yerine yazar terimleri kullanılmaktadır.
Yazı öncesi dönemden yakın çağlara kadar düzyazı sanat sayılmadığı için ve anlatılanları hatırda tutmak güç olduğu için, düzyazı ile sanat eseri üretilmemiştir. En eski düzyazı kalıntıları olan atasözlerinin iç uyaklı, aliterasyonlu yapısı, onların ilk ortaya çıktığı dönemlerde de şiir olabileceğini düşündürmektedir. Düzyazı bügünkü işlekleğini matbaaya borçludur. Matbaa bulununca, bütün yazılar basılarak çoğaltılmaya başlandı. Bilgiler daha çok insana ulaştı. Bu da insanlara hoşa gideni, öğrenilmesi gerekeni ezberlemek yerine, el altında bulundurularak gerektiğinde yararlanmak kolaylığı sağladı. Okuyucu kitlesinde artış oldu. Bellekler ezberleme işinden ve ezber yükünden kurtulunca, asıl işlevi olan düşünme işlevini yaptı ve düşünce üretmeye başladı. Üretilen düşünceler yazılıp yayınlanarak, eser sayısı arttı. Yazılanlar tartışmalara yol açtı; tartışmalar, bilimsel doğruların çoğalmasını sağladı.
Şiir ile Düzyazı Arasındaki Farklar
Kesin bir ölçü değilse de şiirle duygular, düzyazı ile düşünceler daha iyi anlatılır. Ziya Gökalp de bu görüştedir: “Şuur devrinde şiir susar, şiir devrinde şuur seyirci kalır.” Cumhuriyet öncesi edebiyat dönemlerinde aşktan yiğitliğe, övgüden eleştiriye, mektuptan şehrengize pek çok konu şiir ile işlenmiştir. Şiir düşünce aktarımına düzyazı kadar elverişli değildir. Günümüzdeki bilgi yığınlarını anlatmak için artık şiir yetmez. Düzyazılar; bilgi ise bilgiyi, sanat ise sanatı birtakım mazmunların, söz oyunlarının arkasına gizlemeden verdiklerinden, okuyucu anlatılanları daha kolayanlar. Zaten düzyazı ile yazılmış yazılardan sanat değeri olanlar dışta bırakılırsa, öğreticiliğin ağır bastığı görülür. Şiirin dizesine karşılık düzyazının cümlesi, şiirin bentlerine karşılık düzyazının paragrafı vardır.
Şiirde ölçü ve uyak kaygısı olduğu için, istenilen sözcük istenilen yerde kullanılamaz; eş anlamlıları, yakın anlamlıları kullanılır. Düzyazıda böyle bir kaygı yoktur. Yine aynı nedenden, şiirde cümle ögelerinin yerleri değiştirilebilir, sözcük öbekleri tersine çevrilebilir. Bu da şiir dilindeki düşüncenin açıklığına gölge düşürülebilir; fakat düzyazıda bunlara gerek kalmadan duygu ve düşünce daha kolay anlatılır. Okuyucu da birçok sanat oyunları arasına gizlenmiş gerçeğe ulaşmaya uğraşmaz.
Birleşik Sözcüklerin Yazımı
Yazan: Messy 25 Şubat 2009 Çarşamba
Kategori: Dil ve anlatım
Öncelikli olarak Birleşik Sözcük nedir bunun üzerinde durmamız gerekmektedir. Zira bu sözcüklerin kuruluş mantığını anlamadan nasıl yazıldığını bilmemiz çok zor olacaktır.
İki ya da daha fazla sözcüğün, yeni anlamda bir sözcük oluşturması için birlikte kullanılmasına “birleşme” denir. Birleşme sırasında sözcüklerde anlam, tür ve ses değişiklikleri olabilir:
* Birleşme sırasında sözcüklerde ses aşınması ya da ses türemesi olabilir.
Pazar – ertesi -> Pazartesi
Sütlü- aş -> sütlaç
His etmek -> hissetmek
Af olmak -> affolmak
* Birleşme, farklı türdeki sözcüklerin farklı biçimlerde kullanılmasıyla oluşabilir:
Hanımeli (belirtisiz ad tamlaması biçiminde)
Atatürk (eksiz iki ad)
Akciğer (sıfat tamlaması biçiminde)
Mirasyedi (bir isim, bir çekimli fiil)
Gökdelen (bir isim, bir fiilimsi)
Birkaç (iki sıfat)
Biçerdöver (iki çekimli fiil)
Çıtçıt (ikileme)
Bakakalmak (iki fiil)
* Birleşme sırasında sözcükler anlamlarını yitirebilir:
bal arısı (iki sözcük de anlamını taşıyor)
suböreği (birinci sözcük anlamını yitirmiş)
rüzgârgülü (ikinci sözcük anlamını yitirmiş)
aslanağzı (iki sözcük de anlamını yitirmiş)
BİRLEŞİK SÖZCÜKLERİN YAZIMI
a. Anlam kayması yoluyla kurulan bileşik sözcükler bitişik yazılır:
♦ Akbaba, suçiçeği, devetabanı
b. Ses değişimi yoluyla oluşmuş bileşik sözcükler bitişik yazılır:
♦ Güllaç (güllü aş)
♦ Kahvaltı (kahve altı)
♦ Niçin (ne için)
c. Tür değişmesi yoluyla oluşmuş bileşik sözcükler bitişik yazılır:
♦ mirasyedi, uyurgezer, sıkboğaz
d. Yardımcı birleşik eylemler, bileşme sırasında ses değişikliği olmuşsa bitişik; ses değişikliği olmamışsa ayrı yazılır:
hal-olmak
zan-etmek
seyir-etmek
kaytp-olmak
fark-etmek
muhtaç-olmak
-> hallolmak -> zannetmek -» seyretmek
-»kaybolmak -» fark etmek -»muhtaç olmak
e. Kurallı birleşik eylemler her zaman bitişik yazılın
anlayıvermek
görebilmek
uyuyakalmak
düşeyazmak
Anlamca kaynaşmış bileşik fiiler bitişik yazılır:
♦ vazgeçmek
♦ başvurmak
♦ hoşgörmek
Biyografi (Yaşam Öyküsü), Biyografi nedir, Biyografi nasıl yazılır
Yazan: edebiyat 23 Ocak 2009 Cuma
Kategori: Dil ve anlatım
Biyografi (Yaşam Öyküsü):
Tanınmış kimselerin yaşamını, çalışmalarını, başarılarını belgelere ve tanıklara dayanarak an-iatan yazılardır.
Şevket Süreyya Aydemirin “Tek Adam”, Lord
Kinross’un “Atatürk” adlı yapıtları, biyografi türüne örnektir.
Ünlü kişilerin yaşamını, yapıtlarını ayrıntılı olarak anlatan biyografilere “monografi” ya da “biyografik roman” denir.
Tanınmış, alanında başarılı olmuş bir bilim, sanat ya da siyaset adamının, kendi yaşamını anlattığı yazı türüne ise “Otobiyografi (öz yaşam öyküsü) denir. Şevket Süreyya Aydemir’in “Suyu Arayan Adam” adlı yapıtı otobiyografiye örnektir.
Çekim Eki Nedir
Yazan: edebiyat 20 Ocak 2009 Salı
Kategori: Dil ve anlatım
Sözcüklerde anlam değişikliği yapmayan, cümledeki görevlerine göre onları şekillendiren eklere çekim ekleri denir. Sözcüğe yapım eklerinden sonra getirilir. Çekim ekleri iki ana grupta ele alınabilir:
1. İsim (Ad) Çekim Ekleri
2. Fiil (Eylem) Çekim Ekleri
İsim (Ad) Çekim Ekleri
Yazan: edebiyat 20 Ocak 2009 Salı
Kategori: Dil ve anlatım
isimlerin üzerine eklenerek onlarda anlam değişikliği yapmayan, cümledeki görevlerine göre onları biçimlendiren eklere isim (Ad) çekim ekleri adı verilir.
a. Durum Ekleri : evi, eve, evde, evden
b. Çoğul Eki : evler, odalar
c. İyelik Ekleri : evim, evin, evi, evimiz, eviniz, evleri
d. Tamlama Ekleri : evin kapısı
e. İlgi Zamiri : Evinki, kardeşiminki
f. Ek Eylem : güzelsin, güzeldi, güzelmiş, güzelse


