Divan Şiirinde Sevgili

Divan Edebiyatı aşk, sevgili (maşuk), seven (âşık) ve rakip arasında gelişen bir hadisedir. Sevgili genelde güzelliğiyle kaprisiyle aşığa hüküm eder durumdadır. Hüküm ve iradeyi elinde tutan sevgili (maşuk) âşık için daima bir sultan, hükümdar veya sahip sıfatındadır. Aşk ise onun karşısında bir kul, köle veya geda durumundadır.

Konum farkı aynı kalmak şartıyla âşık, aşk derdiyle yatan bir hasta, sevgili ise dermanı kendinde bulunduran bir tabiptir. Veya âşık kendini maşukun zülüm ve kahrına bir kurban, onun öldürücü elinde bir şehit olarak tasavvur eder. Aşığına eziyet, cefa, naz, kahredici ilgisizlik ve vefasızlık divan şiirindeki sevgilinin değişmez özellikleridir. Âşık ise bunlara isyan etmeden kabullenen her cefayı bir lütuf gibi karşılan, aşkın yüksek bir ruh ve tevekkül terbiyesine ermiş bir âşık imajını verir. Bütün eziyet ve cefalara rağmen sevgiliden vazgeçmez.

Gehi visalini anıp gehi firakını nabi
Ne yardan geçe bildik ne ihtiyar edebildik

Aşkta en korkulan ise sevgilinin eziyet ve cefadan vazgeçmesidir. Bu onun âşıktan yüz çevirmesi ve artık her şeyin her ümidin bitmesi demektir. Sevgilinin etrafındaki diğer âşıklar ise rakiptir. Rakipler yüzünden âşık, sevgilini karşısında gözden düşeceğinden korkar. Aşkın diğer halleri gibi kıskançlıkta tek taraflıdır.

Kıskanan sadece âşıktır. Sevgilinin Âşık’ı kıskanması asla söz konusu değildir. Aşığını mesut etmemek isteyen ondan ayrı kaldığında gözyaşı döken veyahut onunla birlikte sevincini paylaşan bir sevgili tipi Divan Edebiyatında yoktur.

Âşık bütün ıstırap ve şikâyetlerine rağmen aşkın terbiye edici tesirinden zevk duyar.

Belâ budur ki alışdı belâlarunla gönül
Gamun da gelse bâ’is-i meserret olur

(Asıl belâ şu ki gönül belâlarınla alıştı. Şimdi gönüle gamın da gelse sevinç sebebi oluyor)

Sevgilinin Fiziki Özellikleri

Sevgilinin güzelliği Büt ve Cennet Hurisi gibi sıfatlar yanında Afet, Belay-ı Hüsn gibi isimlerle anılır.

Sevgilinin özellikleri de gelenek tarafından belirlenmiştir. Şairler bu geleneği elverdiği çerçevede onların güzelliğini anlatırlar. Sevgili de bütün hususiyetleri kendinde toplayarak tek bir güzel afet özelliğine girer.

Gelenek sevgilinin güzel tipini boyundan, saçlarından, gözünden, kaşından dudaklarına kadar bütün özelliklerini tespit etmiştir.

İşlenişini ise şairler yapmıştır. Gelenekte sevgilinin boyu selvi ağacı gibi uzun, bir o yana bir bu yana sallanarak yürüyen ince belli (muy) uzun ve siyah saçlı (asla sarışın ve kumral yok) yanakları gül gibi kırmızı, ayva tüylü (hat) bakışları, kılıç gibi keskin (gamze) ok gibi yaralayıcı, bazen bakışları sevgiliyi öldürür.

Kaşları oku atan birer yay, kirpikleri oktur. Daima sıhhatli yaşı civanlıktan öteye gitmez, ızdırap ve hüzün bilmez bir yapıdadır.

Divan Edebiyatında maşuk, birkaç örnek dışında sevgilinin ölmesi söz konusu değildir. Bunun yanında aşık henüz olmamış bir tasavvur şeklinde kendi ölümünü söyler. Hatta kendi mezarından bahseder.

Bu arada koku duygusu ile ilgili olarak da onun saçlarının misk kokusundan bahsedilir. Uzun boylu ve ince belli oluşunun yanında büst kısmı ön plana çıkar.

Yanakları, alnı, saçı, kaşı, göz, kirpik, ağız, dudak, çene, dış hat, ben ve gerdan gibi unsurlar olarak sevgilini oluşturur.

Divan Edebiyatı gül sevilen ile bülbül seven ve diken (rakip) mazmunları etrafında gelişmiş bir edebiyattır.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.