Dillerin Oluşumu

Dilin ortaya çıkışı, yazının öğrenilmesi, dillerin çeşitliliği gibi konular insanları daima meraklandırmıştır. İnsanlar “Dilin asıl kaynağı nedir?”, “Dil nasıl meydana gelmiştir?”. “İlk konuşmalar nasıl olmuştur?” gibi sorulara sürekli cevap aramışlar ama bu sorulara kesin bir cevap bulamamışlardır.

Dilin meydana gelişi ve ortaya çıkışıyla ilgili bilim adamları arasında kesin bir görüş birliği yoktur. Bugüne kadar yapılan çalışmalarda dilin kaynağı ile ilgili ancak birçok teori ortaya konmuştur. Bunlardan birkaçına kısaca değinelim:

  1. İlahi(Tanrısal) kaynak: Bu teoriye göre Allah, insanı yarattı ve yarattığı insana dili öğretti. Zaten birçok dinde Allah’ın insana dili kullanmayı doğuştan bir yetenek olarak verdiği kabul edilir.
  2. Doğal (Yansıma) ses kaynağı: Bu teoriye göre dil doğal seslerin taklidi şeklinde oluşmuştur. Mesela bomba “bom” diye patlaması sonucu bu ismi almıştır.
  3. Sözlerin ve jestlerin birleşimi: Beden hareketlerini temel alan bu teoriye göre dil, fiziksel jestlerin ve ağız yoluyla üretilen seslerin arasındaki bağdan oluşmuştur. Buna göre insanlar önce iletişim için bazı jestler oluşturdular ve daha sonra zamanla bu hareketler ağızdan çıkan seslerle birleşti. Mesela insanın kızgınlık belirtisi olarak “hom hom” yapmasından “homurdanmak” kelimesi, bir şeyi üflerken “püf püf” yapmasından “üflemek” kelimesi ortaya çıkmıştır. Birine güle güle derken el sallamak buna işarettir.
  4. Birlikte İş Teorisi: Bu teoriye göre kelimeler insanların söyledikleri şarkılardan oluşmuştur. İlk insanlar zor işler görürken ritmik birtakım sesler çıkararak çalışmalarını kolaylaştırıyorlardı. Bu sesler daha sonra şarkılara ve kelimelere dönüşmüştür.
  5. Fiziksel Uygunluk Teorisi: Bu görüşe göre insanın dişlerinin dikey olması, ağzının çabuk açılıp kapanması için küçük olması, dudaklarının çok kaslı oluşu, dilin esnek oluşu dil için çok müsait olmayı gerektirir. Bu durumda dilin oluşması ister istemez kaçınılmazdır.

Bir yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.