Cümle Çeşitleri

YÜKLEMİN TÜRÜNE GÖRE CÜMLELER

 

1-Fiil (Eylem) Cümlesi:

»  Yüklemi çekimli bir fiilden kurulu cümlelere fiil cümlesi denir. Fiil cümlelerinde yüklem haber ya da dilek kiplerinden biriyle çekimlenir.

Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin (Görülen geçmiş zamanla çekimlenmiş )
Kahpelendin de garez bağladım ahlaka bile (Görülen geçmiş zamanla çekimlenmiş)
Suya versin bağban gülizarı zahmet çekmesün (Emir kipi)
Artık buradan gitmeliyim (Gereklilik kipiyle çekimlenmiş)
Annem dün sessizce odama girdi.
Sen ilkbahara kadar, mutlaka evleneceksin!

Not: Fiilimsilerin yüklem olduğu cümleler isim cümlesidir.

Amacım buradan gitmekti. (isim cümlesi )
Eski bir tanıdığıydı. (isim cümlesi)

2-İsim Cümlesi:

» Yüklemi isim soylu bir kelime olup, ek-fiilin zamanlarından biri ile çekimlenmiş olan cümlelerdir.

Uzun bir yolculuktan sonra İncesu’daydık.
Bir handa, yorgun argın, tatlı bir uykudaydık.

İçinde kaybolup gittiğini sandığı bu kalabalık şehirde bir tek tanıdığı bile yoktu. Ama şimdi sevgili öğrencileri, vefalı arkadaşları, dostları var.

Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı…
Arkada zincirlenen yüksek Toros dağları,

» İsim cümleleri genellikle iki unsurdan, özne ve yüklemden meydana gelir.

Ben bir Türk’üm; dinim, cinsim uludur;
Sinem, özüm ateş ile doludur.
İnsan olan vatanının kuludur.

Bu topraklar ecdadımın ocağı;
Evim, köyüm hep bu yerin bucağı.

 

ÖĞELERİN DİZİLİŞİNE GÖRE CÜMLELER

1- Kurallı Cümle

» Yüklemi sonda bulunan cümledir. Dilimizin söz dizim özelliğine göre asıl öğe sonda, yardımcı öğeler de başta bulunur.

Kapalıçarşı’da birkaç istikametten düdük sesleri gelmeye başladı. Bu, çarşı bekçilerinin verdiği bir işarettir.

O saatte Sahaflar Çarşısı tarafındaki büyük kapıdan içeri bir göz atmak korkunçtur.

Gözlerim gözlerinde dinlenirken eriyor.
Zerrelerim çözülmüş gibi sesler veriyor.

Ben ömrümü harcadım; bu yollar tükenmedi.

2-Devrik Cümle

» Yüklemi sonda değil, herhangi bir yerinde bulunan cümlelerdir.

Görmüyor musun sana doğru geldiğini?
Bendim dün gece evinizin önünden geçen.

» Şiirde ve günlük konuşmalarda çok kullanılır.

MERDİVEN

Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak…

Sular sarardı… Yüzün perde perde solmakta,
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta…

Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?

Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta,
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta…
» Atasözleri de kafiye amaçlı devrik yapılabilir:

Gülme komşuna, gelir başına.

Besle kargayı, oysun gözünü.
» Ünlem cümleleri de devrik olabilir.

Gel buraya!

Git başımdan!

3-Eksiltili Cümle:

» Eksiltili cümle yüklemi söylenmemiş olan cümledir. Eksik cümle ya da bitmemiş cümle olarak da bilinir.

» Eksiltili cümleye yüklemi olmayan cümle denmesi doğru değildir. Bu cümlelerde yüklem vardır, ancak yüklemin söylenmesi gereksiz görüldüğü için yüklem söylenmez.

» Günlük konuşma dilinde eksiltili cümle çok sık kullanılır:

 

– Geçen hafta nereye gittiniz?
– Bandırma’ya…

Kız beşikte, çeyiz sandıkta… (olmalı)
Borç vermekle, düşman vurmakla… (tükenir)
Bugün bana ise, yarın sana… (olur)
Bez alırsan Musul’dan, kız alırsan asilden… (al)
Balı dibinden, yağı yüzünden… (al)
Tarlanın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın… (olandır)
Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan… (alır/ etkilenir)
Kaz kazla, daz dazla, kel tavuk kel horozla… (gezer/ dolaşır)
Şiirlerde de eksiltili cümle örneği dizeler zaman zaman görülür:

ANLAMINA GÖRE CÜMLELER

1- Olumlu Cümle

Fiil cümlesinde işin, oluşun yapıldığını veya olduğunu; isim cümlesinde ise sözü edilen kavramın bulunduğunu, var olduğunu, bahsedilen şekilde olduğunu bildiren cümlelerdir.

Bursa bu mevsimde soğuktur. 
Yarın daha erken gelmelisin.
Bu binanın yerinde şeftali bahçesi vardı.
Vapur rıhtımdan kalkıp ta Marmara’ya doğru uzaklaşmaya yolcular ferahladılar.
Çocukcağız Arabistan’da rahat eder.
Filistin’in ücra bir kasabasına gönderiliyordu.

2-Olumsuz Cümle

Fiil cümlesinde işin, oluşun yapılmadığını, yapılmayacağını veya olmadığını; isim cümlesinde ise sözü edilen kavramın bulunmadığını, var olmadığını, bahsedilen şekilde olmadığını bildiren cümlelerdir.

Fiil cümleleri, olumsuzluk ekiyle ve “ne…..ne” bağlacıyla; isim cümleleri de “yok, değil” kelimeleriyle, “ne….ne” bağlacıyla ve “-siz” olumsuzluk ekiyle kurulur.

Yarın daha erken gelmemelisin.
Buraları daha önce hiç görmemiştim.
Ateşle oyun olmaz.
Bursa bu mevsimde soğuk değildir.
Bu binanın yerinde şeftali bahçesi yoktu.
Sokakta ne araba ne de insan var.
Ankara bugün hem elektriksiz hem susuz.
» Bazı cümleler yapı bakımından olumsuz olduğu hâlde anlamca olumlu olabilir.

Çocuklarının okumasını istemiyor değildi. İstiyordu.
Cezaya çarptırılanlar suçsuz değildiler. Suçluydular.
Yangından korkmayan yoktur.
Beni sevindiren onun iyi haberlerini almaktan başka bir şey değildi.

» Soru eki, olumsuz çekimlenmiş bir fiille birlikte anlamca olumlu cümle; olumlu çekimlenmiş bir fiille birlikte anlamca olumsuz cümle yapabilir:

Senin ne kadar zorluğa katlandığını bilmez miyim? Bilirim.
Anlattıklarına inanmaz olur muyum? İnanırım.
Sen çağırırsında o gelmez mi? Gelir.
Mazisi yıkık milletin atisi olur mu? Olmaz

» Bir cümle aynı anlamı verecek şekilde hem olumlu hem de olumsuz kullanılabilir:

Uygarlığın başlıca özelliği bilime dayanması ve bilimle beslenmek zorunda olmasıdır. Uygarlığın bilime dayanmaması ve bilimle beslenmemesi düşünülemez.

 

3-Soru Cümlesi

İçinde soru anlamı bulunan; bir konuda bilgi edinmek, şüpheleri gidermek ve düşünceleri onaylatmak için kurulan cümlelere soru cümlesi denir.

Cümlenin öğelerini bulmaya yönelik tüm soru kelimeleriyle soru cümleleri yapılabilir.

Elimdekinin ne olduğunu kim söyleyecek? Özne
Babası çocuğa ne getirmiş? Nesne
Yarın kimi göreceksiniz? Nesne
Ankara’ya ne zaman yerleştiniz? Zarf tümleci
Burayı nasıl buldunuz? Zarf tümleci
Daha sonra nereye gidecekler? Dolaylı tümleç

 

 

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.