Cemal Süreya Hayatı Eserleri Edebi Kişiliği

Hayatı

1931 yılında Erzincan’da doğan ünlü şairin asıl adı Cemalettin Seber’dir. Babası Hüseyin Bey, annesi Güllü Hanım’dır. Parasız yatılı olarak Bilecik Ortaokulunda ve Haydarpaşa Lisesinde okudu. 1954’te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve iktisat Bölümü’nü bitirdi. Maliye Bakanlığı’nda müfettişlik, darphane müdürlüğü, Kültür Bakanlığı’nda yayın kurulu danışma üyeliği, Orta Doğu İktisat Bankası yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. 1982’de Maliye müfettişliğinden emekliye ayrıldı. Yayınevlerinde danışmanlık, ansiklopedilerde redaktörlük, çevirmenlik yaptı. Toplam dört kez evlenen Süreya’nın, bu evlilikler dışında çeşitli ilişkileri olmuştur. Süreya, kendini “sol sempatizanı demokrat aydın” olarak nitelerken herhangi bir siyasi partiye dahil olmayan veya herhangi bir eylemde bulunmamıştır. 10 Ocak 1990 günü hayatını kaybetti.

Edebi Kişiliği

  • Henüz ilkokulda dergicilik faaliyetlerine başlayan Cemal Süreya ilk şiirlerini ortaokul yıllarında yazmaya başlamıştır. Lisedeyken divan edebiyatıyla ilgilenen şair, Osmanlı Türkçesini kendi kendine öğrenmiş ve şiirlerini aruz ölçüsüyle yazmıştır. Şairlik duygusunu yaratan ilk etken, annesinin ona anlattığı Kerem ile Aslı hikâyesi, ikinci etken de Ali cenkleri ve Köroğlu kitaplarıdır.
  • Pazar Postası, Yeditepe, Oluşum, Türkiye Yazıları, Politika, Yeni Ulus, Aydınlık, Saçak, Yazko Somut, 2000’e Doğru gibi yayın organlarında şiir ve yazılarının yayımlanmasıyla ünlenmiştir.
  • İkinci Yeni şiirinin önde gelen ve en popüler şairlerindendir.
  • Geleneğe karşı olduğu halde gelenekten en ustaca yararlanan bir şair olmuştur. Hem divan hem halk şiirinin imkanlarından yararlanmış; tarihi bir dekor olarak gördüğü için tarihçi tutumdan uzak durmuştur.
  • Kendine özgü söyleyiş biçimi ve şaşırtıcı buluşlarıyla, zengin birikimi ile, duyarlı, çarpıcı, yoğun, diri imgeleriyle İkinci Yeni şiirinin en başarılı örneklerini vermiştir.
  • Anlatımındaki mizah ve ironi, şiirlerinin karakteristik özelliklerindendir.
  • Şiiri kurulu düzene karşı bir argüman olarak görmesi şiirlerinde zaman zaman bir isyan duygusunu belirginleştirir.
  • Canlı halk diline, konuşma diline yakın bir dil kullanması, onu okuyucuya yaklaştırır. Dil konusundaki tutumunu “Türkçeden bir kıl kopar, içinde güneşler, dünyalar, ırmaklar vardır.” cümlesiyle dile getirmiştir
  • Papirüs dergisini üç kez çeşitli aralıklarla yayımlamıştır.
  • Şiirlerinin yani sıra sanat ve şiir konularındaki denemeleri, eleştirileriyle de tanınmıştır.
  • “Üvercinka” ile 1958 Yeditepe Şiir Armağanı’nı, “Göçebe” ile 1966 TDK Şiir Ödülü’nü kazanmıştır.
  • Süreya, birden fazla takma ad kullanmıştır. Fakülte dergisi Kazgan’ın yayın kurulu başkanı olmuş ve dergide Cemasef takma adını kullanmıştır. Pazar Postası ve Vatan gazetesindeki yazılarında Osman Mazlum, Ali Fakir, Dr. Suat Hüseyin; Papirüs dergisindeki şiir çevirilerinde Hasan Basri; Mülkiye dergisindeki karikatür ve desenlerinde Charles Suares; Çağrı gazetesinde Suna Gün; Su dergisinde Ali Hakir, Hüseyin Karayazı, Adil Fırat takma adlarını kullanmıştır.
  • 1956’da yayımlanan “Elma” şiirinin son dizesinde adının bir harfini attığını duyurarak bunun sebebini o tarihlerde belleğine çok güvendiğini, telefon numaralarını bile ezberinde tuttuğunu, bir telefon numarası yüzünden arkadaşıyla bahse tutuştuğu ve kaybettiği şeklinde belirtmiştir. Kaybederse adından bir harf atacağına söz vermiş, iki tane olduğu için de “y”lerin birini feda etmeyi uygun görmüştür.

Eserleri

Şiir
Üvercinka
Göçebe
Beni Öp Sonra Doğur Beni
Sevda Sözleri (Bütün Şiirleri)
Güz Bitiği
Sıcak Nal

Günlük
99 Gün / Üstü Kalsın

Deneme – Eleştiri
Şapkam Dolu Çiçekle
Uzat Saçlarını Frigya
Folklor Şiire Düşman
Aydınlık Yazıları

Mektup
On Üç Günün Mektupları

 



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.