Batı Edebiyatı Roman Özetleri

 

İspanyol Edebiyatı

Cervantes ( 16. yy.)

Don Kişot: Dünya edebiyatında roman türünün ilk örneği kabul edilen bu muhteşem eserde, kendini büyük bir şövalye olarak hayal eden Don Kişot’un maceralarını anlatır.
Romanda yardımcısı Sanço Panza ve sevgilisi Dulcinea da Don Kişot kadar ünlüdür.

Fransız Edebiyatı

Victor Hugo( 19. yy.)

Sefiller : Roman baş kahraman Jan Valjean etrafında gelişir. Eski bir suçlu olan Jean Valjean yeni bir kasabada bir psikoposun yardımalarıyla yeni bir hayat kurar. Zengin olur hatta belediye  başkanı seçilir. Tecrübeli bir detektif olan Javert, Jan Valjean’ın suçunu ortaya çıkarır. Roman  Jan Valjean’ın kendi dürüstlüğünü sorgulamasıyla sürüp gider. Paris’in halk olaylarından dolayı  karıştığı zamanlarda Javert, Jan Valjean’ı gördüğü halde yakalamaktan vazgeçer ve intihar eder.  Jan Val Jean ise hayatında artık sadece manevi kızının (Cosette) ve onun sevgilisinin mutluluğunu  düşünmektedir.
Balzac ( 19. yy.)

Vadideki Zambak: Kocasıyla mutlu olmayan ama ona ihaneti de insana saygı açısından kendine  yakıştıramayan Henriette ve çocukluğunun bütün acılarını onun dizinde bir ana sevgisiyle karışık  huzur içinde gideren Felix arasında gelişir.Her ikisi de çağlar boyunca insani sevgilere ve  fedakarlıklara örnek olacak karakterlerdir. Aynı zamanda, Balzac’ın çocukluğunda çektiği acıların  ve yıkıntıların bütün izlerini bu romanda görürüz. Vadideki Zambak 19. yüzyıl Fransız edebiyatına hâkim olan romantizm ile gerçekçilik akımlarının birleştiği yerde ortaya çıkan ve yüzyıllara  direnen büyük bir aşk romanıdır

Stendhal ( 19. yy.)

Kırmızı ve Siyah: Eser romanın baş kahramanı Julien’in, Latince bilen bir eğitmen olarak soylu  bir aile olan M. Rênal’lerin evine çocuk eğitmeni olarak yerleşmesiyle başlar. Julien’in bu soylu  aileye uyum sürecinde zorlanır. Julien’in evin hanımı Madame de Rênal’le aşk yaşamaya başlar.  Madame de Rênal’in kocasına gönderilen uyarıcı ama imzasız mektuplarla Julien evden ayrılır.  Julien’in çalıştığı evden ayrılıp papaz okuluna kaydolması ve Paris’e yerleşmesiyle devam eder  roman. Paris’te Mathilde’yle gelişen aşkı ve Madame de Rênal’le yaşadığı duygusal gerilimi sorgular NJulien. Julien’in Madame de Rênal’i yaralamasından ötürü yargılanışı ve giyotine çarptırılması ve  kendisiyle yüzleşmesiyle roman sonlanır.

Parma Manastırı : Romanda Rönasans sırasında bir İtalyan prensliğinde yaşanan entrikalar anlatılır. Romanın ana kahramanı Fabrice Del Dongo, özgürlüğüne düşkün, romantik, sıra dışı, aşka bağımlı bir soyludur ve bu özellikleriyle toplum kurallarına çevresine ters düşmektedir.
Gustave Flaubert (19. yy.)

Madam Bovary : Roamanda anlatılan, Emma Bovary’nin trajik hayat hikayesi ve karşılıksız aşkları gibi görünmekle birlikte, Flaubert Emma’nın şahsında, 19.yüzyıl Fransız kadınının kıstırılmış hayatını, evlilik müessesesinin insan doğasına aykırılığını ve toplumsal değer yargıları ve ahlak ölçülerinin iki yüzlülüğünü ele alır. Romanda Emma Bovary, dönemin aristokrat soylularının hayatına hayranlık duyan ve bu uğurda kocası Charles’i aldatan kötü bir karakter olarak anlatılır.
Emile Zola (19. yy.)

Germinal : Roman, 1860’larda kuzey Fransa’da, uzlaşmaya yanaşmayan maden işçilerinin şiddetli  ve gerçek grev öyküsünü konu alır. Roman, baş kahraman Etienne’nin maden işçisi olarak  çalışmasını, kendisi gibi işçi olan Catherine’ye aşık oluşunu, zor çalışma şartlarını, yoksulluğu, işçi  direnişlerini ve grevleri anlatır. Romanın sonunda Etienne’nin de içinde bulunduğu sosyalist grup madende mahsur kalır ve roman trajik bir şekilde sonlanır. Bir anlamda Fransız İhtilali gözler önüne serilir.

Alman Edebiyatı

Goethe ( 18. yy.)

Faust: Bir dram olarak tiyatro şeklinde yazılan oyunda Faust, kendini birçok alanda iyi  yetiştirmiş bir doktor olarak baş kahramandır. Oyunda şeytanı temsil eden Mefistofeles, Faust’u  yoldan çıkarmak için onunla bir anlaşma yapar. Ona tensel aşkı ve hazzı yaşatmaya çalışsa da oyun  sonunda Faust’un üstün iradesi Şeytan’ı alt eder. İnsan ve Şeytan ilişkisini konu alan felsefe dolu  bir eserdir.

Genç Werther’in Acıları: Olaylar, 1769 yılında İngiltere’de geçer. Güzel bir kadın, genç bir
adam, yasak bir aşk ve mektuplar temeli üzerine oturmuştur roman. Ressam genç Werther, Shakespeare’in doğduğu kasaba olan Stratford’da bir tiyatro oyununda güzel bir kıza sevdalanır ve bütün yaşamı bu aşk üzerine yoğunlaşır. Ancak, Lotte adındaki bu kız nişanlıdır ve yakında evlenecektir. Lotte de Werther’e kayıtsız kalamaz ancak nişanlısını üzmeyi de istemez. Ve evlenir. Roman bu acıya dayanamayan Werther’i intihara sürükler.

İngiliz Edebiyatı

Shakespeare (16. yy.)

Romeo ve Juliet: Shakespeare’in tüm oyunları arasında en çok sahnelenen Romeo ve Juliet`tir. İtalya’nın Verona kentinde yaşayan birbirlerine düşman ailelerin çocukları olan Romeo ile Juliet’in, aileleri arasındaki nefret yüzünden son bulan aşkları anlatılır. Oyunun sonunda Romeo ve Juliet kurtuluşu ölümde bulurlar.

Hamlet: Babası öldükten sonra annesiyle evlenen amcasının aslında babasının katili olduğunu öğrenen Danimarka Prensi Hamlet, derin bir acıya kapılarak öç almaya karar verirse de, bunu bir türlü gerçekleştiremez. Oyun, yalnızca amcası Claudius’un değil, kraliçe ve Hamlet’in de öldükleri bir sahneyle biter.

Daniel Defoe (17. yy.)

Robinson Crusoe: Bir deniz aşığı olan Robinson Crusoe, Afrika’ya köle alabilmek için giderken fırtına yüzünden ıssız bir adaya sürüklenir. Adada tek başına yaklaşık 20 yıl yaşamaya çabalar ve bunu büyük ölçüde başarır. Bir gün adaya gelen yamyamların elinden Cuma isminde bir esiri kurtarmayı başarır. Cuma’yla adada artık yalnız değildir. Bir İngiliz gemisiyle adadan kurtulurlar. Robinson Crusoe, Brezilya’ya döner, evlenir ve hayatına kaldığı yerden devam eder. Ama ömrünün çoğunu geçirdiği o adayı hiç unutamaz.

Charles Dickens (19. yy.)

David Coperfield : Babası ölen, annesi başka biriyle evlenen, küçük yaşta öksüz kalan David Coperfield üvey babasının baskısıyla yatılı okula gönderilir. Büyüyünceye kadar birçok akrabasının yanında kalan David, hayatın zorluklarını öğrenir. Egnes adında bir kıza aşık olur. Tüm zorluklara rağmen romanın sonunda artık tanınmış bir yazar olan David, Egnes’le evlenir mutlu bir hayat sürer.

Rus Edebiyatı

Turgenyev (19. yy.)

Babalar ve Oğullar: Roman genel olarak oğul Bazarov’u merkez olarak o dönemin Rusya’sındaki kuşaklar arası çatışmayı ustalıkla anlatırken; eski ile yeniyi ve yenilikçilik ile tutuculuğu karşılaştırmıştır.

Dostoyevski (19. yy.)


Suç ve Ceza: Roman, Raskolnikov adlı yoksul ve hümanist üniversite öğrencisinin ev kirasını ödeyebilmek için, yaşlı bir kadını(tefeciyi) öldürmesini psikolojik çözümlemeyle ele alır. Her ne kadar öldürdüğü kadın insanları sömüren kötü bir kadın olsa da işlediği cinayet Raskolnikov’da korkunç bir suçluluk duygusu yaratır. Yazarın hararetli, kışkırtıcı anlatımı. Raskolnikov’un ani duygusal değişimleri ve bilinç yitimleriyle görkemli bir hale bürünür. Sokaklarda korku ve paranoya içinde dolaşıp duran Raskolnikov, sonunda teslim olup cinayeti işlediğini itiraf eder. Ve hapishanede, mutluluğa akılcı bir var oluş planıyla değil, acı çekerek ulaşılabileceğini fark eder. Romanın başyapıt düzeyine ulaşmasının en önemli nedenlerinden biri, insanoğlunun hastalıklı ruhunun, kurtuluşu bulabileceğine yönelik iyimser sonudur.

Tolstoy (19. yy.)

Anna Karenina: Romanda Tolstoy, dürüst bir evliliğin açık mutluluğuyla evlilik dışı bir aşkın yol açtığı düş kırıklıklarını ve düşüşleri karşılaştırmaktadır. Anna Karenina, dönemin üst kademedeki bir memurunun karısıdır. Onu, hovarda subay Vronski ile kurduğu yasak ilişkide hazin bir son beklemektedir. Levin ise önceleri Anna’ya aşık olmuş ama karşılık bulamamış biridir. Levin sonra kendisini seven Kiti ile evlenir. Zamanla sağlamlaşan Kiti ve Levin’in arasındaki aşk, Anna Karenina’nın Vronski’yle olan yasak aşkından farklıdır, yücedir. Anna çocuğunun, kocasının ve sevgilisinin arasında kalmıştır. Uğruna her şeyi değiştirdiği Vronski de onu başkasıyla aldatmaktadır. Anna’nın kendini beğenmişliğini ve temsil ettiği aristokrasinin köksüzlüğünü ortaya koyan yasak aşk bir tren garında intiharla sonuçlanır.

Savaş ve Barış: 19. yüzyılın başları. Avrupa, tam bir askeri deha olan Napoleon’un pençesinde kıvranmakta, ona karşı bir şey yapamamanın çaresizliğini yaşamaktadır. “Savaş ve Barış”, böyle bir ortamda Rusya’da yaşanmaktadır. Eserde savaşla birlikte beş soylu ailenin hikayesi, arka planda ise Rus toplumsal yaşamı anlatılmaktadır.

Amerikan Edebiyatı

Ernest Hemingway (20.yy.)

Silahlara Veda: Ernest Hemingway’in Nobel ödüllü kitabı Silahlara Veda, 1. Dünya Savaşı döneminde İtalya’da geçiyor. Frederic Henry İtalyan tarafında yer alan, ambulans şoförlüğü  yapan bir Amerikalı. Bir gün, Catherine Berkley adında gönüllü bir İngiliz hemşireyle tanışır.  Yaralandığında, Milano’daki Amerikan Hastanesi’nde yine Catherine ona bakar. Milano’daki  günlerinde, Catherine barışın, sevincin ve aşkın simgesi olur. Hamile kalıyor. Ama savaş daha  bitmediğinden Frederic cepheye geri dönmek zorunda kalır. Savaşta geriye çekilme sırasında, bazı İtalyanlar onu İtalyan kılığında bir Alman olmakla suçlayıp  öldürmeye kalkar. Ordudan kaçıp Catherine’i bulur. Beraber İsviçre’ye giderler. Ama Catherine doğum yaparken ölür.

Çanlar Kimin İçin Çalıyor: İspanya iç savaşının konu edildiği romanda, ülkü birliği etmiş insanların inançlı kavgası anlatılır. Roman, iç savaşa sürüklenen bir ülkenin, özgürlükleri için canlarını ortaya koyan insanlarını, onların arasında yer almış bir yazarın tanıklığıyla anlatıyor. Cesur ve davalarına bağlı, görünmez ruhsal ve bedensel yaraları olan kadın ve erkek kahramanların Trajik öykülerini yazar kendi gözlemlerine dayanarak anlatır.

İhtiyar Adam ve Deniz: Roman seksen beş gün boyunca hiç balık tutamayan, büyük balığı bulmak ve şansını kırmak için okyanusa açılan, sonunda o güne kadar gördüğü en büyük balığı tutan; ancak küçük teknesine sığmayan bu devasa canlıyı köpek balıklarına kaptıran; ama iskeletini köyüne kadar götüren ihtiyar balıkçının hikayesidir. İhtiyar Balıkçı, yakaladığı balığa, yani doğaya ve bereketine saygı duyan büyük bir azmin öyküsüdür.

John Steinbeck (20. yy.)

Fareler ve İnsanlar: George ve Lennie California’da çiftliklerde dolaşarak iş arayan iki arkadaştır. George ufak tefek zeki bir adamdır. Lennie ise iri yarı bir çocuk ruhlu bir insandır. Bu ikisi Soledad kasabasının çiftliğinden bir iş haberi alırlar ve hemen yola koyulurlar. Orada işe başlarlar. Lennie’nin en sevdiği iş tavşanlara bakmaktır. Bir gün Lennie samanlıkta Slim’in ona verdiği köpekle oynuyordur. Ama daha önce fareyi severken öldürdüğü gibi bu köpek yavrusunu da oracıkta aşırı sevmekten öldürür. Daha sonra Lennie’nin yanına çiftliğin sahibi olan Curley’nin karısı gelir. Kadın ondan
hoşlanmaktadır. Lennie kadını çocukça severken yanlışlıkla öldürür. Herkes onu öldürmek için aramaktadır. Lennie ise saklandığı yerde kendini öldürmüştür.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.