Anı, Anı Nedir, Anının Özellikleri, Türk Edebiyatında Anı

Bir kişinin tanık olduğu veya başından geçen olayları, bilgilerine ve gözlemlerine dayanarak anlattığı düz yazı türüne anı (hatıra) denir. Anı yazılarında anlatıcı, yazarın kendisidir; yani kurmaca bir kişi değil, gerçek kişidir.

Anı yazıları da günlük gibi içtenlik ve gerçeklik üzerine temellenir. Anı yazarının doğruluk, cesaret, açık sözlülük gibi erdemlere sahip olması, anlattıklarını güvenilir kılar. Bir insanın anılarını yazması genellikle, kaybolup gitmesini istemediği bir gerçeği ortaya koymak; tarih ve kamuoyuna hesap vermek; gelecek kuşaklara uyarılarda bulunup ders vermek gibi ihtiyaçlardan kaynaklanır.

Anı (Hatıra) Türünün Özellikleri

  • Anlar, makaleler ve bilimsel yazılar gibi iddia ve ispat yazıları değildir.
  • Açık, yalın, samimi ve abartısız bir üslupla yazılır.
  • Anılarda birinci tekil kişi anlatıcı vardır; yani “kahraman anlatıcı” söz konusudur. Başka bir ifadeyle anlatıcı, yazarın kendisidir.
  • Anılar öğretici niteliktedir ve anılarda dil ağırlıklı olarak göndergesel işlevde kullanılır.
  • Anı yazlarken, anlatılan zaman dilimiyle ilgili her türlü tarihsel ve toplumsal kaynaktan yararlanılır. Nesnel olarak kaleme alanmış anılar olayların aydınlatılması için bir belge niteliği taşır.
  • Anılarda kişisel gözlem ve deneyimlerden yararlanılır.
  • Eski Yunan edebiyatında Ksenephon (M.O.427-355)’un “Anabasis” adlı eseri ilk anı örneklerinden sayılır. Saint Simon (1675 -1778), Chateaubriand (1867 1848) Batı’da çok yaygın olan anı türünün önemli yazarlarındandır. Türk edebiyatında anı türünün en eski örneği ise 16. yüzyılda Hindistan’da güçlü bir devlet kurmuş olan Babür Şah’ın “Babürname” adlı eseridir.

Edebiyatımızın anı türündeki diğer önemli eserleri şunlardır:

Tabsıra → Akif Paşa
Magosa Mektupları  → Namık Kemal
Defter-i A’mal → Ziya Paşa
Ömer’in Çocukluğu → Muallim Naci
Eşkâl-i Zaman, Falaka → Ahmet Rasim
Kırk Yıl, Saray ve Ötesi → Halit Ziya Uşaklıgil
Zoraki Diplomat → Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Zeytindağı, Çankaya → Falih Rıfkı Atay
Mor Salkımlı Ev, Türk’ün Ateşle İmtihanı → Halide Edip Adıvar
Üç Nesi Üç Hayat → Refik Halit Karay
Boğaziçi Yalıları → Abdülhak Şinasi Hisar
Çocukluğum, Gençliğim Siyasi ve Edebi Hatıralarım → Yahya Kemal Beyatlı
Edebiyatçılar Geçiyor → Halit Fahri Ozansoy

Anı ile Günlük Arasındaki Farklar

Günlük ile anı türleri sık sık karıştırılmaktadır. Bu iki tür arasında iki temel fark vardır. Şimdi günlük ile anı arasındaki farkları görelim.

1. Günlük günü gününe yazılır. Anılar ise olayın yaşanmasının üstünden belli bir zaman geçtikten sonra yazar tarafından kaleme alınır.

2. Günlük, sadece yazan kişi tarafından okunmak için yazılır. Anıların yazılış amacı ise başkalarının okumasıdır.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.