Ahmet Kutsi Tecer

 

 1901’de Kudüs’te doğmuş, 1967 yılında İstanbul’da hayatını kaybetmiştir.

 İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümünde okumuş, öğrenimi sırasında halk edebiyatına karşı ilgi duymaya başlamıştır. Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde öğretmen olarak çalışmış. Adana ve Urfa milletvekilliği yapmıştır. Bir süre Paris’te kültür ataşeliği yaptıktan sonra. İstanbul’a dönerek yeniden öğretmenlik yapmıştır.

 İlk şiirlerini Dergâh dergisinde ve Milli Mecmua’da yayınlamıştır. Bu şiirlerinde Beş Hececilerin izleri görülür.

 1930-1932 yılları arasında Ankara’da “Görüş” dergisini yayınladı.

 Şiirlerinde yer yer Anadolu halk motiflerini işleyen sanatçı, içten, duygulu memleket şiirleriyle tanınmıştır. Âşık tarzı söyleyişe yönelmiştir.

 Aşk, vatan, tabiat, ölüm, yurt güzellikleri işlediği konulardır.

Ahmet Hamdi Tanpınar’a göre, Ahmet Kutsi Tecer, halk şiirini rediften kurtarmıştır.

 Anadolu halk kültürünün, folklorunun öğrenilmesi için çalışmalar yapmıştır. Âşık Veysel’i edebiyat dünyasına kazandıran kişidir.

 1931 yılında Halk Şairlerini Koruma Derneğini kurmuştur.

“Nerdesin, Orda Bir Köy Var Uzakta” tanınmış şiirleridir.

ESERLERİ

Şiir:
Şiirler

Tiyatroları:
Koçyiğit Köroğlu
Köşebaşı
Satılık Ev
Bir Pazar Günü

 

NERDESİN

Geceleyin bir ses böler uykumu,
İçim ürpermeyle dolar:-Nerdesin?
Arıyorum yıllar var ki ben onu,
Âşıkıyım beni çağıran bu sesin.

Gün olur sürüyüp beni derbeder,
Bu ses rüzgârlara karışır gider.
Gün olur peşimden yürür beraber,
Ansızın haykırır bana:-Nerdesin?

Bütün sevgileri atıp içimden,
Varlığımı yalnız ona verdim ben.
Elverir ki bir gün bana, derinden,
Ta derinden, bir gün bana “Gel” desin.

                Ahmet Kutsi TECER

 

HALAY

Çekin halay, çalsın durmadan sazlar
Çekin ağır ağır, halay düzülsün.
Süzülsün oyunlar, süzülsün nazlar
İnce beller, mahmur gözler süzülsün.

Tutun kızlar tutun, birleşsin eller
Çalın sazlar çalın, kırılsın teller.
Dönün kızlar dönün, kıvrılsın beller
Uzun, siyah saçlar tel tel çözülsün.

Bakışlar saçılsın kirpiğinizden
Kayan yıldızlar gibi geceki izden
Etekler içinde naz eden dizden
Üzülsün bu deli gönlüm üzülsün.

ILGAZ DAĞLARINDAN

Siz, ağaçlar, elbet beni bildiniz,
Ben sizden ayrılmış yürür bir dalım.
Ey çamlar, köknarlar, ey yeşil deniz.
Ben kendi kendini sürür bir dalım.

Kırığım, içimden çıkmaz bu acı,
Gün oldu başıma hasretin tacı,
Düşündüğüm zaman asıl ağacı,
İçimi yalnızlık bürür bir dalım.

Ne sert kış ne gümrah ve gölgeli yaz,
Ne ılık meltemler, ne keskin ayaz.
Mevsimler derdime bir şifa olmaz,
Ben kökünden kopmuş çürür bir dalım.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.