Biret, İdil
Yazan: edebiyat 26 Nisan 2009 Pazar
Kategori: Bilgi Yelpazesi
(1941 Ankara – ) Dünyaca ünlü Türk piyanisti. Henüz iki buçuk yaşındayken, annesinin yönlendirmesiyle piyanoya ilgi duydu. BeÅŸ yaşındayken Mithat Fenmen’den piyano dersleri almaya baÅŸladı. Altı yaşındayken CumhurbaÅŸkanlığı Filârmoni Orkestrası eÅŸliÄŸinde Bach’ın piyano konçertosunu seslendirme baÅŸarısını gösterdi ve ‘harika çocuk’ olarak anılmaya baÅŸlandı. Yedi yaşındayken özel bir yasayla Fransa’ya burslu olarak gönderildi. EÄŸitimine burada devam etti. Önemli hocalardan dersler aldı. 1955 yılında Lily Boulanger Vakfı Ödülü’nü kazandı. 1957′de Paris Konservatuvarını birincilikle bitirdi. 1968 yılında Uluslar Arası Olivier Messianer Yarışması’na jüri üyesi olarak çaÄŸrıldı. 1974 yılında Polonya Kültürel Yararlılık NiÅŸanı’nı aldı.
Türkiye’de ve dünyada verdiÄŸi sayısız konserle İdil Biret dünyanın en önemli piyanistlerinden biri oldu. Özellikle Beethoven’ın yapıtlarını seslendiren Biret, devlet sanatçısıdır.
Kolağası
Yazan: edebiyat 21 Nisan 2009 Salı
Kategori: Osmanlı Tarihi
Osmanlı ordusunda yüzbaşıyla binbaşı arasında bulunan bir rütbe. İlk kez Asakir-i Mansurei Muhammediye ordusunda kullanılmıştır.
Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusu tertip adı verilen sekizer birlikten meydana geliyordu. Her tertibin başında “binbaşı” adında bir komutan bulunuyordu. Bu binbaşılar “baÅŸbinbaşı”ya baÄŸlıydı. Her tertip on altı “saf”tı. Her saf bir yüzbaşının komutasındaydı. Her yüzbaşının ikiÅŸer “mülâzım” yardımcısı vardı. Her tertipte bir top bulunurdu. Toplara “topçubaşı” denen bir subay komuta ederdi. On altı saftan oluÅŸan tertiplerin sekizi saÄŸ ve sekizi sol olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Bunlara “saÄŸ kolaÄŸaları” ve “sol kolaÄŸaları” atanmıştı.
KaracaoÄŸlan
Yazan: edebiyat 18 Nisan 2009 Cumartesi
Kategori: Bilgi Yelpazesi
On yedinci yüzyılda yaÅŸadığı sanılan Türk halk ozanı. Adana’nın Feke ilçesine baÄŸlı, Gökçeli köyünde doÄŸduÄŸu söylenir. Babası Kara İlyas adlı yoksul bir köylüdür. Babası ölünce KaracoÄŸlan babalık yanında barınamamış, gurbete çıkmıştır. KozanoÄŸlu’nun kapısında hizmet verirken aÄŸanın kızına gönlünü kaptırmış, saz çalıp türkü söylemiÅŸtir.
KaracoÄŸlan’ın ÅŸiirleri yüzyıllar boyu, halk aÄŸzında, dilinde yaÅŸayarak, aktarıla aktarıla 19. yüzyıla deÄŸin gelmiÅŸ ve ancak bu zamanda yazıya dökülebilmiÅŸtir. Anadolu halkı KaracaoÄŸlan’ı öyle benimsemiÅŸtir ki, birçok yabancı ÅŸiir KaracaoÄŸlan’ın ÅŸiirleri arasına karışmıştır.
YaÅŸamı gibi ölümü de efsanelere karışmıştır. Bir söyleyiÅŸe göre, Tarsus yöresindeki Ashab-ı Kehf maÄŸarasına girmiÅŸ, bir daha çıkmamıştır. Ölümü olarak bilinen tarih bu söylentiye göre hesaplanmıştır. Bu tarih 1679′dur. Bir baÅŸka ve daha gerçeÄŸe yakın söylentiye göre de, Mut’un kuzeyindeki KaracaoÄŸlan tepesinde yatmaktadır.
Hakkında yazılan başlıca yapıtlar:
Cahit Öztelli, Karacaoğlan (1976); Mustafa Necati Karaer, Karacaoğlan (1973); Memet Fuat, Karacaoğlan (1977) Cevdet Kudret, Karacaoğlan (1995).
Bilimsel Bilginin Özellikleri
Yazan: edebiyat 17 Nisan 2009 Cuma
Kategori: Bilgi Yelpazesi
Bilim olgusaldır. Olgusal olmak demek bilimin gözlenebilir olgulara dayanması demektir.Bilim mantıksaldır. Araştırma sonuçlarının kendi içerisinde tutarlı olması gerekir.Bilim genelleyicidir. Bilim tek tek olgularla değil olgu türleriyle uğraşır.Bilim nesneldir (Objektif). Bilimsel bilgi, bireyin kişisel görüşünden bağımsızdır. Bilim eleştiricidir.
Kronoloji
Yazan: edebiyat 16 Nisan 2009 PerÅŸembe
Kategori: Bilgi Yelpazesi
Tarihsel olayların zamanını konu alan bilim dalı, zaman bilimi. Tarihi olayların tarih ve sıralanışını inceler, bu açıdan tarih biliminin yardımcı bilimlerinden biri olma özelliğini taşır. Zamanı bölümlere ayırma gereksinimi tarımsal üretimle ilgilidir; kronolijinin çıkış temeli, eski çağ insanının soğuk ve sıcak mevsimleri ve ekim zamanını belirleme gereksinimine dayanır. Bilimsel kronoloji yöntemleri, olayları tarihteki sıralarına uygun biçimde zaman ölçeği üzerinde doğru oranlanmış aralıklarla sıralamayı amaçlar ve bunun için de gök bilimi, paleontoloji ve yer bilimi bulgularından yararlanır.


