ÇaÄŸlayanlar kitabı’nın özeti,ÇaÄŸlayanlar kitabı’nın konusu
Yazan: Messy 06 Ocak 2009
Kategori: 100 Temel eser özet, Hikaye özetleri

çaglayanlar
Milli ÅŸair unvanı verilen Mehmet Emin Yurdakul’un Türk ÅŸiirinde açtığı çığırı Ahmet Hikmet MüftüoÄŸlu ÇaÄŸlayanlar’da hikayeleriyle devam ettirmiÅŸtir. Yazar, bu eserdeki hikayeleÂrinde Türk destanlarından, tarihinden, faydalanmış; Trablus, Balkan, I. Dünya savaÅŸlarında yaÅŸanan olayları anlatmıştır. Ahmet Hikmet MüftüoÄŸlu‘nun  1922′de yayınlanan ÇaÄŸlayanlar adlı kitabı 18 parçadan ibarettir. Milli edebiyatımız içinde uyandırdığı milliyetçilik duygularıyla çok önemli bir yere sahiptir. ÇaÄŸlayanlar hikayelerindeki kahramanların isimleri ÅŸunlardır: Alparslan Masalı, Yarayı Kanatan, Üzümcü, Sümbül Kokusu, İnci, Yakarış, Bekir ile Tekir, AyÅŸe Kızla Vato, MaviÅŸ.
Çağlayanlar Kitabının Özeti
Sümbül Kokusu
Pazar günü, BudapeÅŸte Darülfünunu Tabiiyyat ÅŸubesinde öğrenim gören Hüseyin Arif, Macaristan’ın dar sokaklarından birinin kasvetli, dar evlerinden birinde, gazete okumaktadır. Gazetede Çanakkale Savaşı’nın gidiÅŸatıyla ilgili pek çok haÂber vardır. İstanbul’un, BoÄŸazlar’ın her yanının sarıldığı, ülkeÂnin çok zor durumda olduÄŸu yazmaktadır. Hüseyin Arif, memÂleketinin düştüğü bu durumdan dolayı büyük bir hüzün içinÂdedir. Ülkenin cephane durumu çok eksiktir. (ÇaÄŸlayanlar) Oysa düşman askerlerine her yandan yardım gelmektedir. Onların her türlü imkânı karşısında Türk askerinin yalnızca bir göğsü, bir de bazusu vardır. İstanbul; camileriyle, mavi denizi ve göğü, mezarlıkları, surları ile gözlerinin önüne gelmektedir. Ona göre, İstanÂbul’un hamalları Avrupa’nın lordlarından daha asildir. KaldıÂğı Macar topraklarındaki sokaklara göre İstanbul’un sokakları daha nurani, daha neÅŸelidir. İçinden bir çığlık kopar. Allah’a, vatanımı düşmana çiÄŸnetme, diye yalvarır.
Bu hüzün içinde, memleketine ait neyi varsa hepsini koklar. Sonra pencereyi açar. Ev sahibi dört gün önce bir sümbül vermiÅŸtir. Pencereyi açınca duyduÄŸu sümbül kokuÂsuyla irkilir. Sümbül saksısının üzerine kapanarak aÄŸlamaya baÅŸlar. O sırada kapı vurulur. Gelen Mehmet SiyavuÅŸ’tur. Mehmet’e sümbülü derinden koklamasını söyler. Mehmet Si-yavuÅŸ da irkilir. Çünkü sümbül, İstanbul kokmaktadır. Mart aylarında İstanbul’da iÅŸportalarda ‘bahariye kokuları ‘ diye satılan sümbül kokusunu hatırlarlar. İkisi de Ah vatan!’ derÂler. Vatanı kaybediyoruz.’ diye aÄŸlamaya baÅŸlarlar. İki genç, bir ÅŸey yapmaları gerektiÄŸine karar verir. Hüseyin Arif arkaÂdaşına; ‘YaÅŸamak alçaklıktır. Çanakkale cephesinde ölmeliyiz.’ der. Birbirlerine sarılarak ikisi de vatan için savaÅŸmaya karar verir. İki gün içinde eÅŸyalarını satarlar. Pasaport iÅŸlemleri için gittiklerinde görevli onlara ‘Talebelerin askerlikleri ertelendi.’ dediÄŸinde, onlar büyük bir huzurla ‘Biz gönüllü gidiyoruz.’ cevabını verirler.
Padişahım Alınız Menekşelerimi, Veriniz Gülümü
Samime Hanım, kanepede gazeteleri okumaktadır. YaÂnında AyÅŸecik vardır. AyÅŸecik, Samime Hanım’in hizmetçisi-dir. Samime Hanım’ın kocası, AyÅŸecik’in de babası ve niÂÅŸanlısı Trablus cephesine gittiklerinden beri koca evde birbirÂlerine arkadaÅŸlık etmektedirler. AyÅŸecik, bu eve akrabası olan Samime Hanımın kocası TuÄŸrul Bey’in babasından haber a-labileceÄŸi ümidiyle gelmiÅŸtir. Fakat TuÄŸrul Bey de kısa zaman sonra cepheye gitmiÅŸtir.
Samime Hanım ile AyÅŸe iki dert ortağı olmuÅŸlardır. Her ikisi de her gün Allah’a cephedeki yakınları için yalvarmakta, evde matem havası esip durmaktadır. Samime Hanım, AyÂÅŸe’ye kocasından, AyÅŸe de utanarak niÅŸanlısından bahsetÂmekte; böylelikle avunmaktadırlar.
AyÅŸe, Samime Hanıma muharebeden bir haber olup olÂmadığını sorar. Samime Hanım, gazetedeki haberi okumaya baÅŸlar. Gazetede ÅŸunlar yazmaktadır:
‘On üç zırhlıya karşı bir asker’
“Salı sabahı düşman zırhlılarından on üçü Trablus’un ÅŸark tarafında kalan Hamidiye İstihkamı’nı dövmeÄŸe baÅŸlaÂmışlardır. İstihkamda on bir neferle bir çavuÅŸ vardı. NeferleÂrin dokuzu bir müddet sonra ÅŸehid, ikisi mecruh olmuÅŸ ve saÄŸ kalan Mehmed ÇavuÅŸ isminde bir kahraman henüz parçalanÂmayan birkaç topla, dünyanın hiçbir muharebesinde iÅŸitilmeÂmiÅŸ, hiçbir memleketin tarihinde görülmemiÅŸ bir inat ve meÂtanetle tek başına düşmana mukabele etmiÅŸ ve nihayet tunç toplarla beraber o pulat vücut da başına yaÄŸan yüzlerce gülÂle altında parça parça olmuÅŸtur. Böyle emsalsiz erlere malik olan millet dünyanın en büyük milletidir.”
Gazetedeki haberi duyan AyÅŸe, haykırmaya ve aÄŸlamaÂya baÅŸlar. Haberdeki Mehmet ÇavuÅŸ babasıdır. AyÅŸe baygınÂlık geçirir. Samime Hanım, onu teskin etmeye çalışır. İkisi de abdestlerini alarak Allah’a secde ederler. Dakikalarca aÄŸlayaÂrak Allah’a dua ederler. Samime Hanım, AyÅŸe’ye yatmasını ve Allah’a niÅŸanlısının yaÅŸaması için dua etmesini söyler.
AyÅŸe rüyasında niÅŸanlısı Tosun’u görür. Bir melek, onu Trablusgarb’a niÅŸanlısının yanma götürür. NiÅŸanlısının yanında baÂbası da vardır. Babası, niÅŸanlısını götürmesini, onun yerine de savaÅŸacağını söyler ve gider. AyÅŸe, Tosun’a sarılarak aÄŸlamaya baÅŸlar. Tosunla birlikte bir yere otururlar. Tosun, düşman kurÂÅŸunu askerlerimizin baÄŸrını delerken, buradan ayrılamayaÂcağını söyler. Bu arada, Tosun’un her yerinden inciler akmakÂtadır. AyÅŸe incileri toplayıp padiÅŸaha vererek niÅŸanlısının bedeÂlini vereceÄŸini düşünür ve sevinir. Tosun, düğmesini açtığında içinden mücevherler dökülmeye baÅŸlar. Tosun, ona: “Benim bedelim bu çöllerin bütün kumlarıdır. Ben bitmeyince Trablus, bitmez.” der. PadiÅŸaha bir demet çiçek götürmesini söyler. Ona son söylediÄŸi cümle: “Gönlüm diyor ki ben ÅŸehid olmamışsam mutlaka çiçekleri padiÅŸaha vereceksin.”
AyÅŸe, sabah olunca hemen bahçeden çiçek toplar. PadiÂÅŸaha gidecektir. Dolmabahçe Sarayı’nın önünde elinde çiçekÂlerle duracak, padiÅŸah onu görünce AyÅŸe’yi yanına çağıraÂcaktır. O da padiÅŸaha: “Alınız menekÅŸelerimi, veriniz gülüÂmü!” diyecektir. Bu düşüncelerle evden çıkar. Yolda birkaç bölük asker görür. İçlerinde Tosun da vardır. Onu görünce gözleri kararır ve oracığa düşüverir. AyÅŸe aklanmıştır. Gördüğü asker Tosun deÄŸildir. ElindeÂki menekÅŸeler de çamurun içine düşmüştür. O anda rüyada Tosun’un: “Ben ÅŸehid olmamışsam mutlaka çiçekleri padiÅŸaÂha vereceksin.” dediÄŸini hatırlar. AÄŸlayarak onun ÅŸehid olduÂÄŸunu anlar.
Random Posts
Benzer Konular:
- Ferman Sefere çıkmış Osmanlı ordusu yağmur altında kalmıştır. Ordu mola verir....
Related posts brought to you by Yet Another Related Posts Plugin.




100 Temel Eser'in Tam Listesi (Özetleri ile birlikte), 100 temel eser,100 temel eser özeti , 100 temel eser kitap özetleri | Edebiyat Dünyası & Türk Edebiyatı on 06 Ocak 2009 20:58 ]
[...] ÇaÄŸlayanlar kitabı’nın özeti,ÇaÄŸlayanlar kitabı’nın konusu [...]
senem on 13 Mayıs 2009 20:16 ]
ya kiÅŸiler niye yokk off yaa nerden bulcam ben ÅŸimdi