2009 Ocak | Edebiyatimiz.net / Türk Edebiyatı

Kapat !

Roman İnceleme Planı

Yazan: edebiyat 29 Ocak 2009 Perşembe  
Kategori: Edebiyat

A. ROMAN HAKKINDA BİLGİLER
1. Romanın adı
2. Romanın yazarı (çevireni)
3. Basıldığı yer ve tarih
4. Sayfa sayısı
B. ROMANDAKİ OLAYIN İNCELENMESİ
1. Olayın özeti
2. Olaydaki kişiler,kişilerin fiziksel ve ruhsal özellikleri
a) Asıl kişiler (kahramanlar)
b) Yardımcı kişiler (kahramanlar)
3. Olayın geçtiği yerler
4. Olayın meydana geldiği zaman
5. Olayı anlatan kişi (anlatıcı)
6. Romanın dil ve anlatım özellikleri
7. Romanın türü
8. Romanın ana fikri

C. YAZARIN HAYATI,SANATI VE ESERLERİ HAKKINDA KISA BİLGİ

D. FAYDALANILAN KAYNAKLAR

NUTUK KİTABININ ÖZETİ

Yazan: Messy 27 Ocak 2009 Salı  
Kategori: 100 Temel eser özet

nutuk-12-liset-yeni-5KİTABIN ADI : NUTUK
Nutuk yeni Türkiye devletinin yazılan ilk tarihidir. Yazarı Mustafa Kemal Atatürk’tür. Yaptığı tarihi gelecekteki Türk insanına tanıtabilmek amacıyla bu kitabı kaleme almıştır.
Nutuk: Atatürk tarafından kurulan Cumhuriyet Halk Partisinin 15-20 Ekim tarihleri arasında Ankara da toplanan İkinci Kongresinde okunmuştur. Konuşma otuz altı buçuk saat sürmüştür.
Nutuk 1919′dan başlayarak 1927 ye kadar olan tarih dilimini incelemektedir. Bu dönem üç bölümde ele alınmıştır.

1. Kuva-i Milliye (Ulusal güçler) Dönemi

Nutukta yeni Türkiye Devletinin kuruluşu anlatılmaktadır. Yeni Türk devletinin kurulmasındaki maksat da şu şekilde açıklanmıştır: Türk ulusunun onurlu ve şerefli bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu da tam bağımsız olmakla sağlanabilir. “Ne kadar zengin olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus uygar insanlık karşısında uşak durumunda kalmaktan ileriye gidemez.” demiştir ve Mustafa Kemal Atatürk şu sözleri söylemiştir “Türkün onuru, kendine güveni ve yetenekleri çok yüksektir. Böyle bir ulus tutsak yaşamaktansa yok olsun daha iyidir.” Diyerek kurtuluş isteyenlerin parolasının “Ya bağımsızlık ya ölüm olduğunu ” söylemiştir.
Burada devlet kurmanın zorlukları görülmektedir. Atatürk Samsun’a çıktığı anda ülkenin genel durumu; Osmanlı Devletinin içinde bulunduğu topluluk savaşta yenilmiş Osmanlı Ordusu zedelenmiş, koşulları ağır bir ateşkes imzalanmış, ulus yorgun ve bitkin bir durumda, ulusu ve ülkeyi savaşa sürükleyenler yurttan kaçmış, padişah ve halife soysuzlaşmış, kendini ve tahtını koruyacak alçakça önlemler araştırmakta, hükümet yüzsüz, onursuz, korkak, ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta, yurdun dört bir yanındaki topluluklar devletin bir an önce çökmesine çaba harcıyorlardı. Bu şekilde açıkladıktan sonra ulus egemenliğine dayanan kayıtsız şartsız yeni bir devleti kurmak için izlediği politikayı, karşılaştığı güçlükleri bunalımları ve çatışmaları anlatmaktadır. Bu haliyle Nutuk, sömürgeci devletlerin altında yaşayan uluslara kurtuluş yolunu gösteren bir yapıt özelliği taşımaktadır.

2. Türkiye Büyük Millet Meclisi Dönemi:

Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920′de açılmış ve o günden sonra tüm askeri ve sivil makamların ulusun başvuracağı en yüce katın Meclis olacağını halkına bildirmiş ve Meclis, Mustafa Kemal Atatürk’ün açık ve gizli oturumlardaki bir iki gün süren açıklamaları ve konuşmalarından sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçmiştir.

3. Cumhuriyet Dönemi :

Atatürk, İsmet Paşa ile birlikte bir yasa tasarısı hazırladı. Bu tasarıdaki 20 Ocak 1921 tarihli anayasanın devlet biçimini saptar maddelerini değiştirerek birinci maddenin sonuna “Türkiye Devletinin Hükümet biçimi Cumhuriyettir” cümlesini ekleyerek maddeyi değiştirmiştir ve yapılan Meclis toplantısında Anayasanın Değiştirilmesi ile ilgili maddenin görüşülmesi kabul edildi. Toplantı sonunda yasa birçok milletvekilinin “Yaşasın Cumhuriyet” söylemleri ile kabul edildi ve böylece 29 Ekim 1923′te Cumhuriyet ilan edilmiş oldu. Daha sonra Cumhurbaşkanlığı seçimine geçildi. Oylamada Mustafa Kemal Atatürk toplantıya katılan yüz elli sekiz kişinin tümünün oylarını alarak Cumhurbaşkanı seçildi.
Nutuk sömürge ulusların bağımsızlıklarını kazanmaya yardımcı olacak bir program niteliğindedir. Bu eser okunduğunda Türk kurtuluş savaşının bir askeri savaş olduğu kadar bir düşünce savaşı da olduğu görülmektedir.
Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk’ün halkına verdiği bir hesap pusulasıdır. Çünkü ulusal kurtuluş savaşı boyunca o halkıyla birlikte olmuştu ve halkına “Hayat demek savaş ve çarpışma demektir. Hayatta başarı yüzde yüz savaşta, başarı kazanmakla elde edilebilir. Bu da manevi ve maddi güce dayanır. İnsanların uğraştığı tüm sorunlar, karşılaştığı tüm tehlikeler, elde ettiği başarılar toplumca yapılan genel savaşın dalgaları içinde doğar.” Sözlerini söylemiş ve halkından can istemiş, halk seve seve vermiş, mal istemiş, halk seve seve vermiştir. Bunlar nerede, nasıl, niçin, harcanmış ? Nutuk halkın kafasındaki bu sorulara da açıklık getirmiştir.
Türk halkından alınan canın ve malın ülkenin işgalinden, ulusun kölelikten kurtularak onurlu, bağımsız, çağdaş bir devlet ve toplum olarak yaşaması için harcandığını belgeleriyle açıklamaktadır. Atatürk bu eserinde, ulusal varlığı sona ermiş sayılan büyük bir ulusun bağımsızlığını nasıl kazandığını, bilim ve tekniğin en son ilkelerine dayanan ulusal ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalışmış ve Türk gençliğine bıraktığı kutsal armağanı şu sözlerle noktalamıştır;” Bu uzun ve ayrıntılı sözlerim tarihe mal olmuş bir devrin öyküsüdür, burada ulusum için ve yarınki çocuklarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek kimi noktaları belirtmiş isem kendimi mutlu sayacağım” demiş. Nutuk, yeni Türkiye devletinin nasıl kurulduğunu merak eden tüm insanlarımızın okuması gereken bir başucu eseridir. Bundan dolayı siyasi yaşantımızda olduğu kadar, devlet felsefesinde de kullandığımız en baş eserdir.

Artık oda anılacak Kaşgarlı Mahmut

Yazan: edebiyat 26 Ocak 2009 Pazartesi  
Kategori: Haber

Türk dilinin ilk sözlüğünü ve Türk kültürünün ilk ansiklopedisini hazırlayan Kaşgarlı Mahmud, doğumunun 1000. yılında Türkmenistan`da anılacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ`den yapılan yazılı açıklamada, “Divanü Lügati`t-Türk” eserinin yazarı Kaşgarlı Mahmud`un Türk kültürünün müstesna bir siması olduğu belirtildi.

Açıklamada, Kaşgarlı Mahmud`un kendisinden önce hiç ele alınmamış ana dilinin söz servetini ve kurallarını meydana çıkararak tespit etmek ihtiyacını çok öncelerden hissettiği ve bunun için çalışmalara başladığı kaydedildi.

Mahmud`un 11. yüzyıl gibi çok erken bir tarihte Türkçenin zenginliğini ve evrenselliğini gördüğü ifade edilen açıklamada, karşılaştırmalı dil bilimciliğinin öncülüğünü yapan Mahmud`un Batı`da yüzyıllar sonra ortaya çıkacak Türkoloji`nin temellerini Orta Asya`da atan bir dil bilimci olduğu belirtildi.

Ortaya koyduğu büyük dil ve kültür hazinesinin, sadece Türk dünyasında değil, tüm dünyada kültürel, bilimsel etkileşim ve paylaşım sağlanmasında önemli bir rol oynayacak nitelikte olduğu kaydedilen açıklamada, bu durumun dünya uluslarının birbirini daha yakından tanımaları, anlamaları ve dünya kültür mirasının zenginleşmesi açısından büyük bir önem taşıdığı bildirildi.

“Divanü Lügati`t-Türk”ün, Türkologlarca Türk kültürü için tasavvur edilemeyecek kadar büyük bir kazanç olarak değerlendirildiği vurgulanan açıklamada, asırlara meydan okuyan kültür hazinesi kitabın, Türk dilinin en önemli kaynaklarından biri olarak kabul edildiği ve Türk kültürünün geçmişine olduğu kadar geleceğine de ışık tuttuğuna işaret edildi.

Bu amaçla Kaşgarlı Mahmud`un doğumunun 1000. yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İBB Kültür AŞ işbirliğinde Türkmenistan`ın başkenti Aşkabat`ta yarın Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın ve Prof. Dr. Muratgeldi Söyegov`un katılacağı bir konferans düzenleneceği belirtildi.

Açıklamada, TRT yapımı Kaşgarlı Mahmud belgeselinin gösterileceği, Kültür ve Turizm Bakanlığı Türk Dünyası Müzik Topluluğu`nun Türk Dünyasının sevilen şarkılarını seslendireceği etkinliğin, Mahtumkuli Milli Müzik Dram Tiyatrosu`nda gerçekleştirileceği bildirildi.

(STN-ÜM-NUR)

Biyografi (Yaşam Öyküsü), Biyografi nedir, Biyografi nasıl yazılır

Yazan: edebiyat 23 Ocak 2009 Cuma  
Kategori: Dil ve anlatım

Biyografi (Yaşam Öyküsü):

Tanınmış kimselerin yaşamını, çalışmalarını, başarılarını belgelere ve tanıklara dayanarak an-iatan yazılardır.

Şevket Süreyya Aydemirin “Tek Adam”, Lord

Kinross’un “Atatürk” adlı yapıtları, biyografi türüne örnektir.

Ünlü kişilerin yaşamını, yapıtlarını ayrıntılı olarak anlatan biyografilere “monografi” ya da “biyografik roman” denir.

Tanınmış, alanında başarılı olmuş bir bilim, sanat ya da siyaset adamının, kendi yaşamını anlattığı yazı türüne ise “Otobiyografi (öz yaşam öyküsü) denir. Şevket Süreyya Aydemir’in “Suyu Arayan Adam” adlı yapıtı otobiyografiye örnektir.

Münif Paşa hayatı, Münif Paşa eserleri, Münif Paşa edebi kişiliği

Yazan: edebiyat 23 Ocak 2009 Cuma  
Kategori: Yazarlarımız

1828 tarihinde Antep’de doğdu. Ailesiyle gittiği Mısır’da Mehmet Ali Paşa’nın yapmış olduğu yenilikleri yakından görmüştür. 1852 yılında Tercüme odasına girerek Emin Efendiden Fransızca’yı öğrenmiştir. 1855 yılında Mustafa Kemal Paşa ile Berlin’e gitmiş Avrupa’yı yakından tanıma fırsatı bulmuştur. Avrupa’da kaldığı yıllarda Almanca’yı öğrenip hukuk, iktisat, felsefe ve edebiyat dersleri almıştır. Yurda döndükten sonra Ceride-i Havadis gazetesinde yazılar yazmaya başladı. 1863 yılında Cemiyet-i Tedrisiye-i Osmaniye’yi kurarak Mecmua-i Funun dergisini çıkarmaya başladı. Tanzimat edebiyatı döneminin ahlaki prensiplerini tartışmaya açarak kendisinden sonraki düşünürleri etkilemiştir. Ancak 1864 yılından sonra siyasi hayattan uzaklaşarak Tanzimat neslinden kopmuştur. Hükümet tarafından birçok memuriyete getirildi. Hatta 1872- 95 yılları arasında iki defa Tahran elçiliği yapmış 1879’da vezirlik görevinde de bulunmuştur. Ancak 1895’de Tahran elçiliğinden döndükten sonra kendisini tamamen ilme vererek İstanbul Hukuk Fakültesinde siyâsî Tarih, Hukuk Târihi ve Ekonomi dersleri verdi. 1910 yılında İstanbul’da öldü. Mezarı Erenköy Kabristanındadır.

Münif Paşa her ne kadar Divan geleneğinden gelmiş olsa da Tanzimat’ın ilk yıllarından kullandığı sade dil ile ön plandadır. Özellikle gazetelerde yazdığı ahlaki yazılarda yozlaşan toplu uyarma görevini üstlenmiştir. Özellikle Mecmua-i Funun dergisinde yazdığı Ehemmiyet-i terbiye-i Sibyan isimli makalesi modern pedagojiye dair ilk yazı olmuştur.

Eserleri: Mecmua-i Fünûn (Çeşitli bilim, fikir ve sanat konularından bahseden dergi), Dâsitân-ı Âl-i Osman, Telhis-i Hikmet-i Hukuk, Hikmet-i Hukuk (Hukuk bilgileri kitapları), İlm-i Servet (Ekonomi bilgileri).

Sonraki sayfa »