1980 Sonrası Türk Şiirinin Genel Özellikleri

Günümüz şiirinin en önemli temsilcilerinden Haydar Ergülen

Medya şiir üretimine ve sunumuna katkı yapmıştır.

Şiir popüler kültürün parçası haline gelmiştir.

Şiir klipleri, şiir kasetleri ve CD/ DVD’leri yapma ve bunları medyada tanıtma modası doğmuştur.

Şehirli kimliği öne çıkmıştır.

Çocukluk, temel izleklerden biridir.

Varoluş şiir aracılığıyla sorgulanmıştır.

Medyada, yeni çıkan şiir kitapları tanıtılmakta ve kitapları daha çok satmanın yolları aranmaktadır.

Sansasyonel çıkışlarla gazete sayfalarını günlerce meşgul eden şairler dikkati çekmektedir.

Şiire, şiir dışında bir ödev yüklenmemiştir.

Şiiri teorik planda ele alan tartışmalar oldukça fazla yaşanmaktadır.

İkinci Yeni’yle barışık bir ilişki geliştirilmiştir.

Gelenekle barışılmış, ayrım yapmadan, şiirin büyük ustalarına sahip çıkılmıştır.

Türk edebiyatında ilk defa reddetmenin yerine Türk şiir birikimi olduğu gibi kabullenilmiştir.

Şiirin esasen bir araç olmayıp bir amaç olduğu savunulmuştur.

Şiirin esas konusunun birey olduğu anlayışı benimsenmiştir.

Şairler bireysel anlayışlar sergilemiş, önemli bir ortak şiir hareketi oluşmamıştır.

Çok renkli, şairden şaire değişen dile, söyleyişe, imgeye önem veren, kolayca kategorize edilemeyen bir şiir anlayışı ortaya çıkmıştır.

Şiir her şeyden önce şiir olmalıdır.” şiirde denerek estetik amaç önemsenmiştir.

İçerikten çok, söyleyiş ve yapıya önem verilmiştir.

Şiir politikadan, ideolojiden, mesajdan soyutlanarak kendi içine yönelmiştir.

Şiir, düz yazıya yaklaşmıştır.

Kapalı ve yoruma açık bir anlatım yeğlenmiştir.

İkinci Yeni şiirine özgü uzak çağrışmalara yeniden yönelme gözlenmiştir.

Şiire dönüştürülmeye uygun temalar denenmiştir.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.