10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Cevapları

10. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BİRİNCİ ÜNİTE SONU ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME SORULARININ CEVAPLARI

Yayınevi: BİRYAY
Sayfa: 51-52-53-54

1) Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri doğru şekilde doldurunuz.

  • Dede Korkut Hikâyeleri Oğuz Türklerine ait on iki hikâyeden oluşur.
  • 16. asırda yazıya geçirildiği öne sürülen Dede Korkut Kitabı’nın dünyada bilinen iki nüshası vardır. Yazmalardan biri Almanya’da Dresden , diğeri ise İtalya’da Vatikan kütüphanesindedir.
  • Mesnevi bir edebiyat terimi olarak aynı vezinde ve her beyti diğer beyitlerden bağımsız olarak kendi arasında kafiyeli bir nazım biçiminin adıdır.
  • Ferhat ile Şirin, Kelile ve Dimne adlı hikâyeler doğu edebiyatı kaynaklı hikâyelerdir.
  • Türk edebiyatında öykü alanındaki ilk yerli ürünler, Ahmet Mithat’ın 1870’te basılan Letaif-i Rivayat ve Kıssadan Hisse adlı öykü kitaplarıdır.
  • Uzun bir aradan sonra bir dağ köyüne öğretmen olarak atanmıştı.” cümlesindeki fiil, özne yüklem ilişkisi bakımından edilgen bir fiildir.
  • Yaptığı çalışmaların karşılığını alacağını biliyordu.” cümlesindeki fiil, nesne-yüklem ilişkisi bakımından geçişli bir fiildir.
  • “Şehit olursam bunu üzerime örtün! Vatan al bayrağın dalgalandığı yer değil midir?” cümlesindeki “şehit ol-” kelime grubu yapısına göre birleşik fiil, “örtün” kelimesi ise basit fiildir.

 

2) Aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız.

  • “Tanzimat’la edebiyatımıza giren “hikâye”, zamanla Batılı anlamda olgunluğa ulaşmıştır.” Cümlesindeki altı çizili fiil özne-yüklem ilişkisi bakımından edilgen çatılıdır. (Y)
  • Halk Hikâyeleri, gerçek ya da gerçeğe yakın olayların anlatıldığı uzun soluklu anlatım türüdür. Geleneksel bir içeriği olan, kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktarılan öykülerdir. Genellikle sevgi ve kahramanlık konularını işler. (D)
  • Millî Edebiyat sanatçıları, hikâyelerde genellikle bireysel temaları işlemişlerdir. (Y)
  • Yunus Emre’nin en önemli iki eseri “Yunus Emre Divanı” ve “Risaletü’n-Nushiyye”dir. (D)
  • Dede Korkut Hikâyeleri İslamiyet sonrası dönemde gelişen kahramanlık olaylarını konu alır. (D)

3) Hikâye geleneğimizin geçmişten günümüze gelişimini değerlendiriniz.

 

Tanzimat dönemi öncesinde halk hikayeleri ve mesneviler günümüz hikayelerinin yerini tutuyordu. Tanzimat ile birlikte batılı anlamda hikaye de edebiyatımıza girdi. Ahmet Mithat Efendi’nin Letaif-i Rivayat adlı eserindeki bazı bölümler ilk modern hikaye örneklerimizdir. Samipaşazade Sezai’nin Küçük Şeyler’i de Türk edebiyatının ilk hikaye kitabı kabul edilir.

Servet-i Fünun döneminde hikaye teknik bakımdan gelişmiş, ancak dönemin ağır dili hikayeler üstünde de etkili olmuştur. Halit Ziya Uaşklıgil ve Mehmet Rauf bu dönemde önemli hikayelere imza atan sanatçılardır.

Milli edebiyat dönemi hikayelerinde dil sadeleşmiştir. Ayrıca daha önce İstanbul’a hapsedilen hikaye, Anadolu’ya açılmıştır. Refik Halit Karay, “Memleket Hikayeleri” adlı eseriyle Anadolu’ya yönelişin öncüsü olmuştur. Cumhuriyet döneminde ise hikaye türü en oldun halini almıştır.

4) Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde zarf kullanılmamıştır?

A) Herkes aklını pazara çıkarmış, yine kendi aklını beğenmiş.
B) Sabah sürçen, geceye dek sürçer.
C) Yazın başı pişenin, kışın aşı pişer.
D) Dostun attığı taş baş yarmaz.
E) Uysal atın çiftesi pek olur.

5) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiile getirilen (-il, -ıl) eki yüklemin çatısını diğerlerinden farklı yapmıştır?

A) Odalara halı yerine güzelliğini artırmak için kilim serildi.
B) Yaşadığı rahatsızlıktan dolayı birdenbire kapının önüne yığıldı.
C) Evdeki bütün saksılar güneş alması için sıra sıra dizildi.
D) Başarılı öğrencilere yaptığı çalışmalardan dolayı ödül verildi.
E) Hazırlanan projeler jüri üyelerinin önünde sergilendi.

6) Aşağıdakilerden hangisi halk hikâyelerinin özelliklerinden değildir?

A) Aşk, sevgi ve kahramanlık gibi konular işlenir.
B) Ortaya çıktıkları dönemin sosyal, siyasal ve kültürel özelliklerini yansıtır.
C) Olaylar halkın anlayacağı, sade bir dille anlatılır.
D) Âşıklar, olayları saz çalarak taklitler yaparak anlatırlar.
E) Kişiler ve olaylar gerçek dışıdır; olağanüstülükler oldukça fazladır.

I) Risâletü’n-Nushiyye, belli bir plana göre yazılmakla birlikte, eserin üslûbu, Yûnus’un ilâhîlerine göre daha az şiiriyet ve lirizm taşır. II) Bu mesnevide ahenkten ve âşıkâne bir üsluptan söz etmek mümkün değildir. Fakat eserde sembolizm mükemmeldir. III) Buradaki kavramlar soyut olup genellikle teşhis (kişileştirme) sanatıyla işlenmiştir. IV) Lirik bir öykü olan Risaletü’n-Nushiyye, insanın bireysel duygularını anlatmaktadır. V) Yunus, bu mana yolculuğunu anlatırken devrin sosyal ve kültürel değerleriyle, nefisle mücadele, aşk ve muhabbet, kanaat, ıstırap gibi hâllerin evrensel kavramlarını kaynaştırıp kısmen sembolik bir mesnevi kaleme almıştır.

7) Yukarıdaki metinde numaralanmış cümlelerden hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?

A) I
B) II
C) III
D) IV
E) V

8) Aşağıdakilerden hangisi Dede Korkut Hikâyelerinde yer almaz?

A) Duha Koca Oğlu Deli Dumrul Hikâyesi
B) Kanlı Koca Oğlu Kanturalı Hikâyesi
C) Kazılık Koca Oğlu Yegenek Hikâyesi
D) Dirse Han Oğlu Boğaç Han Hikâyesi
E) Hikâyet-i Kerem Han

Kar yağar, çığ düşer yollar açılmaz.
Seller iner derelerden geçilmez
Senet yoktur ömre vade biçilmez
Geleceksen bir gün önce gelsene

9) Yukardaki dörtlükte altı çizili fiil için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Türemiş bir fiildir
B) Zaman eki almıştır.
C) Fiil kökünden türemiştir.
D) Etken çatılıdır.
E) İşi yapan belli değildir.

10) “Çalışmalardan haberi olunca / hararetli bir şekilde / tartıştılar.” cümlesindeki altı çizili sözlerin türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

A) Zaman zarfı, durum (hâl) zarfı, işteş fiil
B) Durum (hâl) zarfı, zaman zarfı, etken fiil
C) Durum (hâl) zarfı, durum (hâl) zarfı, edilgen fiil
D) Azlık-çokluk (miktar) zarfı, zaman zarfı, geçişli fiil
E) Zaman zarfı, yer-yön zarfı, oldurgan fiil

11) Aşağıdakilerden hangisi Ömer Seyfettin hikâyelerinin özelliklerindendir?

A) Dili sade, anlatımı akıcıdır.
B) Durum hikâyesi niteliği taşır.
C) Bireysel temalar yoğundur.
D) Batı hayranlığı vardır.
E) Gerçek dışı unsurlar görülür.

12) Aşağıdaki yazarlardan hangisi Millî Edebiyat Dönemi yazarlarından değildir?

A) Ömer Seyfettin
B) Refik Halit Karay
C) Namık Kemal
D) Yakup Kadri Karaosmanoğlu
E) Halide Edip Adıvar

I. Mesnevi bir edebiyat terimi olarak aynı vezinde ve her beyti diğer beyitlerden bağımsız olarak kendi arasında kafiyeli bir nazım biçiminin adıdır.
II. Öğretici yönü ağır basan dinî, tasavvufî, ahlakî eserler ve manzum sözlükler yazılmıştır.
III. Aynı şair tarafından yazılmış beş mesneviye hamse denir.
IV. Mesnevinin bölümleri yoktur, bir bütün hâlindedir.
V. İlk dönem Türkçe mesnevilerde her şairin uyduğu belli bir kalıp vardır.

13) Yukarıdakilerden hangileri mesnevinin özelliklerindendir?

A) I ve II
B) II ve III
C) II ve IV
D) I ve III
E) III ve V

14) Konuşma etkinliğiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Jest ve mimiklere dikkat edilmelidir.
B) Konuşma bitince dinleyicilerden soru alınmamalıdır.
C) Vurgu ve tonlama hatalarından kaçınılmalıdır.
D) Diksiyon ve telaffuz hataları yapılmamalıdır.
E) Açık, düzgün, sağlam bir Türkçeyle topluluğa hitap edilmelidir.

15) “Kişiliğimizin oluşup gelişmesinde okuduklarımızın büyük payı vardır. Her yazar kişiliğimizin temeline ayrı bir taş koyar. Bu,edebiyatın temel işlevlerinden biridir.”

Bu parçada yazarlarla ilgili altı çizili ifade ile anlatılmak istenen nedir?

A) Duyuş, davranış özelliklerimizi geliştirip zenginleştirdikleri
B) Bizi yanlış düşüncelerden uzaklaştırdıkları
C) Yaşama biçimimizi belirledikleri
D) Bizi başka insanların dünyasına taşıdıkları
E) Yaşamı sevme gücümüzü pekiştirdikleri

16) “Haksızlığa yönelip bütün insanların senin peşinden gelmesi yerine,adaletli olup yalnız kalman daha iyidir.” cümlesinde aşağıdakilerden hangisi yoktur?

A) Zarf-fiil
B) Belgisiz sıfat
C) Durum zarfı
D) Türemiş ad
E) Sıfat-fiil

17) Öyle alçak bir (I) kapıdır ki açlık, geçilmesi (II) zorunlu oldu mu, insan ne kadar büyükse (III) o kadar eğilmek (IV) zorundadır. (V) 

Bu cümledeki numaralanmış sözcüklerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) I’inci, sayı sıfatıdır.
B) II’inci, fiilden fiil yapan ek almıştır.
C) III’üncü, ek fiil almıştır.
D) IV’üncü, ad fiil eki almıştır.
E) V’inci, ad soylu bir sözcüktür.

18) Deniz çarşaf gibiydi. Martılar bile uçmuyordu(I). Karşı taraftaki Yunan adaları gözle görülebiliyordu(II). Oltamı durgun denize atıverdim(III). Boşuna bir çabaydı(IV) benimkisi. Denizin dibine dalıp(V) avlanmaktan başka çare yoktu.

Yukarıda verilen numaralandırılmış altı çizili kelimelerden hangisi görev bakımından diğerlerinden faklıdır?

A) I
B) II
C) III
D) IV
E) V

Bir yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.